Yazı, Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi'ne hediye edilen altın kabzalı kraliyet kılıcının Londra müzayedesine sunulmasını tartışıyor. Yazar, bu tür eserlerin yurtdışına çıkması halinde özel koleksiyonlara girip halktan uzaklaşacağını ve medeniyetin hafızasının kaybolacağını savunuyor. Ancak yazı, Türkiye'nin bu eserleri geri kazanma konusunda ne gibi yasal ve diplomatik yolları izlediğine dair somut bilgi sunmuyor?
Londra'da 30 Nisan'da yapılacak bir müzayede, sessiz ama kritik bir soruyu yeniden gündeme getiriyor.
Dünyanın en köklü müzayede evlerinden biri olan Sotheby's tarafından düzenlenen 'İslam Dünyası ve Hindistan Eserleri' satışında, Osmanlı'ya ait bir kraliyet kılıcı açık artırmaya sunuluyor. Londra'da günlerdir sergilenen eserler koleksiyonerler tarafından yakından takip ediliyor.
Ama Türkiye için asıl mesele başka: Bu eser geri dönecek mi
Satışın en dikkat çekici parçası, Mısır Hıdivi İsmail Paşa'ya sunulmuş Osmanlı kraliyet kılıcı. Bu kılıç sıradan değil. Altın kabzalı.
Kabza, ince oyma ve kabartma süslemelerle tamamen işlenmiş.
Üzerinde hanedan armaları ve zengin bezemeler yer alıyor. Namlu, özel teknikle su verilmiş çelikten yapılmış.
Altın kakma tekniğiyle işlenmiş yazılar içeriyor.
Üzerinde Kur'an ayetleri ve hadisler bulunuyor.
Kını, deri kaplı ahşap üzerine yerleştirilmiş altın parçalarla tamamlanmış. Bu kılıç, Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa'ya verilmiş bir devlet hediyesi sayılıyor. Yani bir anlamda, devlet adına temsil görevi yüklenildiğinde verilirdi.
Haberin DevamıBu eserler Türkiye dışına çıktığında özel koleksiyonlara giriyor, sergilenmiyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze yönetimlerinin ve yerli koleksiyonerlerin bu satışları yakından izlemesi büyük önem taşımaktadır.
Çünkü bu eserler yalnızca tarihî obje değil bir medeniyetin somut hafızasıdır.
GÜNÜN SÖZÜ
"HARCAMAYI bilmek, sorumluluk almayı bilmemek, marifet midir" (CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış)
SİVEREK VE KAHRAMANMARAŞ'I SORGULAMAK
'ÜSTÜN ZEKÂLILAR'
SİVEREK ve Kahramanmaraş'taki okul baskınlarından sonra herkes bunun nedenlerini sorguluyor.
Bunun nedeni; kimine göre mafya dizileri, kimine göre internet bağımlılığı, kimine göre dini değerlerin azlığı, kimine göre ekonomik nedenler.
Bana göre ise bunun gerçek nedeni gençlerin kendilerini değersiz hissetmeleri. Hepimiz bu tarz çevresel etkilere maruz kalıyoruz ve kalacağız ama çok azımız bu tarz bir olaya imza atarız.
Nitekim; Kahramanmaraş'taki olaydaki genç, sosyal medya paylaşımlarında çok yalnız olduğunu, IQ'su 130 olduğu için de yalnız kaldığına inandığını ifade etmiş.
Haberin DevamıÜstün zekâlılar genelde yalnız olur. Ama önemli olan onları doğru yöne kanalize etmek ve sosyalleşmelerini sağlamaktır. Burada en büyük hatayı baba yapmış ve psikolojik sorunları günyüzüne çıkmaya başlayan bu çocuğun eline silah verip atış poligonuna götürmüş. Tabii 14 yaşında bir çocuğun atış poligonuna sokulup atış yaptırılması da poligon işleticisi için kapatılma nedeni.
Gençler günümüzde her zamankinden daha yalnız. Sadece gençlerde değil toplumun çoğu bireyi artık yalnız ve bu yalnızlığı internet ile kapatmak istiyorlar.
Oysa toplum kuruluşları ücretsiz doğa yürüyüşleri, spor kursları, müzik kursları düzenleyerek sosyalleşmelerini ve yalnız kalmalarını önleyebilir.
Haberin Devamı
4