İlaçta tam bağımsızlık
Türkiye ilaçta ithalatçı olmaktan çıkıp 180 ülkeye teknoloji ihraç eden güç oldu, ama bu başarı savaş ortamında küresel enerji krizine karşı ne kadar dirençli?
Yazı, Türkiye'nin ilaç sanayisinde 109 üretim tesisiyle yaşam ekonomisinde bağımsızlık elde ettiğini savunuyor; bunu yer alan yerli şirketlerin uluslararası standartları aşması ve nükleer tıp alanındaki öncülüğüyle temellendiriyor. Ancak İran-İsrail çatışması ve enerji krizinin hızla yükselen uçak yakıtı fiyatlarında yol açması, bu endüstriyel başarının küresel tedarik zinciri kırılmalarına karşı ne denli güvende olduğu sorusunu açık bırakıyor.
Meselemiz sadece sanayi değil, mücadelemiz yaşam ekonomisi
Bir ülkenin zenginliği sadece kasasındaki dövizle ölçülmez. Gerçek zenginlik; kendi insanının sağlığını, kronik hastalığının dermanını ve en stratejik kanser ilacını kendi topraklarında, kendi mühendisiyle üretebilme yeteneğidir. Eğer sağlığınızda dışarıya göbekten bağlıysanız, ekonomik egemenliğiniz her daim risk altındadır. Ama bugün Türkiye, ilaçta 'ithalatçı' gömleğini yırtıp atmış, bölgenin en büyük Yüksek Teknoloji Üssü haline gelmiştir.
109 MİLLİ KALE
Türkiye genelinde tam 109 ilaç ve radyofarmasötik üretim tesisi gece gündüz demeden şifa üretiyor. Bu rakam sadece bir istatistik değil; bu, yerli sermayenin ve Türk girişimcisinin zaferidir! Gebze'den Çerkezköy'e, Ankara'dan Karadeniz'e uzanan bu hat, artık dünyanın 180'den fazla ülkesine 'Türk Malı' damgalı teknoloji ihraç ediyor. Abdi İbrahim, Bilim, Deva, Nobel, Santa Farma gibi yerli devlerimiz, bugün Avrupa ve Amerika'nın en katı standartlarını (GMP) aşarak küresel oyuncu olduklarını ispatladılar. AbdiBio gibi biyoteknoloji merkezlerimiz, artık 'hücreden ilaca' giden o zorlu yolu milli imkanlarla yürüyor.
YERLİ ŞİFA
Haberin DevamıDüne kadar kanser ilaçları ve yetim ilaçlar için milyarlarca doları yurtdışına akıtırdık. Şimdi Onko Koçsel, Koçak Farma ve Gen İlaç gibi yerli kahramanlarımız, en kompleks molekülleri kendi laboratuvarlarımızda sentezliyor. SMA gibi nadir hastalıkların dermanı için Polifarma gibi tesislerimizde yürütülen yerli projeler, 'Yaşam Ekonomisi'nin en kıymetli çıktılarıdır. Atabay Kimya ise ham madde (API) sentezindeki gücüyle, bu stratejik zincirin kopmaz halkasıdır.
NÜKLEER TIP ÖNCÜLERİ
Kanser teşhisinde hayati rol oynayan radyofarmasötik ürünlerde de kendi kendimize yetiyoruz. Eczacıbaşı-Monrol, Moltek ve Nukleon gibi nükleer tıp tesislerimiz, yüksek teknolojili radyoizotopları üreterek hastalarımızın tedaviye erişim süresini dünya standartlarının üzerine çıkarmıştır.
GELECEK GENÇLERİN ELİNDE
Bu fabrikalar sadece ilaç kutulamıyor; her biri birer üniversite, birer Ar-Ge merkezi gibi çalışıyor. Binlerce biyoloğumuz, kimyagerimiz ve genetik uzmanımız artık bu yüksek teknolojili hatlarda 'teknoloji yakalı' olarak geleceği inşa ediyor. Yaşam ekonomisinin temeli insandır; insanımızın bilgisini teknolojiye, teknolojiyi ise sağlığa dönüştürüyoruz.
Haberin DevamıSon söz: Sağlık stratejiktir, ilaç ise milli güvenliktir. Türkiye, ilaçta dışa bağımlılığı kıran, molekül keşfeden ve şifayı ihraç eden bir güç haline gelmiştir. Yerli sanayinize, yerli biliminize ve bu toprağın evlatlarına güvenin. Çünkü dermanımız kendi ellerimizde!İsmail HOCA
GÜNÜN SÖZÜ
"Doğa ile savaş asılsız bir savaştır, sonu hüsrandır! Toprağını savunmak vatanı savunmaktır!" Mehmet ŞANDIR
ÖZGÜN DÜŞÜNCE İNSANIDIR KÜÇÜK
TÜM Öğretim Elemanları Derneği-TÜMOD kurucusu Prof. Dr. Yalçın Küçük, (1 Temmuz 1938-6 Nisan 2026) yaşamını yitirdi. Düşünce dünyamıza değerli katkılar sunan, özgün düşünce insanı, akademisyen ve yazar Yalçın Küçük bazı fikirlerine katılmasak da eserleri ve Cumhuriyet değerleri için verdiği mücadeleyle hep anımsanacak. Huzur içinde uyusun.
SAVAŞ/GÜNLÜK RAPOR
* İRAN, dünyanın en büyük jenerik ilaç üreticisi olan İsrail'in Teva İlaç Fabrikası'nı bombaladı. İkinci patlama ile birlikte tesis alevler içinde kaldı.
* İran, Negeve'deki bir İsrail enerji santralını tamamen devre dışı bıraktı.
* İran Negeve'ye 27 saldırı düzenledi, hiçbir hava savunma sistemi devreye girmedi. Tek bir önleme bile olmadı.
* Hayfa Limanı petrol rafinerisi vuruldu. Borsa saatler içinde yüzde 4 oranında çöktü.
* Kuveyt, Bahreyn, BAE ve Suudi Arabistan'daki ABD üsleri eş zamanlı olarak vuruldu. Dört ülke. Yani tek bir koordineli saldırı.
TRUMP'IN SİLAH TEHDİDİ
TRUMP'ın bu yılın başında İran'daki muhalif protestoculara silah gönderdiği açıklaması bir iftiradır ama aynı zamanda ve daha önemli olarak bir suçtur. Trump silahları Kürt aracılarla gönderdiklerini söylüyor ama ABD saldırısı öncesinde rejime karşı ittifak kararı alan beş Kürt örgütünden üçü, silah almadıklarını açıkladı. Ya diğer ikisi Daha ilginç de Trump silahlara el koyan Kürtleri tehdit ediyor.
Neden mi Düşünün...
Haberin Devamı
3