Spor ekonomisi; Galatasaray ve Fenerbahçe gerçeği

Ekonomi literatüründe çoktan beri yeni bir disiplin, bir alan var "spor ekonomisi" diye...

İlk bakışta "Bu da nedir, sporun ekonomisi ya da ayrı bir ekonomik analizi mi olur" diyebilirsiniz.

Spor üretimi ve hizmetlerinin topluma kattığı değerleri göz önüne aldığımızda sorulan sorunun yanıtının evet olduğunu görürüz.

Spor karşılaşmalarının temel çatısında iki rakibin mücadelesi, aynı içerikte kalıplaşmış taraftar yapısı ve üç sonucun ortaya çıktığı bir resim görülür. Beraberlik ve takımların galibiyeti.

Durum ya da süreç, esasında o kadar da yalın değildir. Bu üç olası sonucun etrafında kümelenmiş çok şey var tartışacak.

Örneğin takımın toplam değeri, oyun kalitesi, onun sürekliliği, takımların bünyelerinde çalışanlar ile onların ücretleri, rekabet koşulları, ligden düşmekalma ve ekonomik coğrafya gibi doğrudan kâr-zararı ve sektörü ilgilendiren birçok konu ve değişken var.

Sektörün yarattığı gazete, TV kanalları ve sosyal alanda oluşmuş dev medya yapısı vardır. İstihdam ile gelir artırıcı etkisine rağmen insanları uyuşturan özellikleri de öne çıkmaktadır.

Son yıllarda karaparayı aklama yöntemi olarak kullanılan iddia oyunlarını da düşündüğümüzde ortalama bir ülke için milyarlarca doların döndüğü bir dev sektör var karşımızda.

Tüm bu ve benzeri özelliklerinden dolayı, spor ekonomisi üniversitelerde en önemli derslerden biri olarak tanımlanmaya başladı.

Küresel ekonomiye, karapara hariç katkısının milyarlarca dolar olduğu gerçeği ışığında, spor aktivitelerinde yaratılan ekonomik değer ve istihdamın önemi gittikçe artmaktadır. Öyle ki akademik araştırmalar spor faaliyetlerinin doğrudan veya dolaylı olarak toplam katma değerin ortalama yüzde 3'ünü, istihdamın da yüzde 2'sini kapsadığını göstermektedir.

Bu araştırmalar aynı zamanda ülke kalkınma seviyelerini birbirine yaklaştırmaları bakımından sporun çok önemli etkisine vurgu yapmakta, gelir elastikiyetinin 1'den büyük, diğer anlamıyla lüks ürün olması özelliğiyle kalkınma ve büyüme açısından geriden gelen ülkelerin kalkınmış olan ekonomileri daha hızlı şekilde yakalamasına katkıda bulunmaktadır.