"Kur'ân-ı kerimi itinalı ve kusursuzoku!.."

"Onu harf harf, ağır ağır kırâat et, her harfini kendisinden sonra gelen harften temyiz et"

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Tefsîr-i Kur'ân adlı bir eseri vardır. "Kur'ân'ı açık açık, tâne tâne tertil ile oku!" meâlindeki Müzzemmil sûresi dördüncü âyet-i kerîmesini tefsîr ederken; "Onu harf harf, ağır ağır kırâat et, her harfini kendisinden sonra gelen harften temyiz et" diye buyurdu. Âyetlerin mânâlarını iyice anlayabilmek için tekrar tekrar okurdu. "...Bize bunun tâbirini haber ver! Çünkü biz seni muhsinlerden görüyoruz" meâlindeki Yûsuf sûresi otuz altıncı âyet-i kerîmesi hakkında şöyle buyurmaktadır: "Yûsuf aleyhisselâmın ihsânı; hapishânede her hasta olana hizmet ve yardım etmesi, her muhtaç olanın elinden tutması idi. Kendisine bir dilenci geldiği zaman kapı kapı dolaşır onun ihtiyâcının giderilmesine yardımcı olurdu."

Şöyle nakletmiştir: Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamânında vefât eden bir kimse, güzel ve hayırlı şeylerle yâd edildi. Resûlullah Efendimiz; "Vâcib oldu" buyurdu. Vefât eden başka bir kimse ise, kötü şeylerle yâd edildi. Peygamber Efendimiz; "Vâcib oldu" buyurdu... Yanında bulunan kimseler "Yâ Resûlallah! Falan kimse hayırla yâd edilince; 'Vâcib oldu' falan kimse de kötü şeylerle yâd edilince; 'Vâcib oldu' buyurdunuz. Hikmeti nedir" diye sordular. Resûlullah Efendimiz; "Siz Allahü teâlânın yeryüzündeki şâhitlerisiniz. Yâni Allahü teâlâ sizin söylediklerinize göre o kimselere muâmele edecektir" buyurdu.