"Tövbe; geçmişte yapılan günâh ve hatâya pişmân olmak ve onu, ondan sonra terk etmektir."
Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri büyük velîlerdendir. İran'da Nişâbûr'da doğdu. 969 (H.359) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulunmuş, bu âlimlerden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etmiştir.
O evliyâya ve evliyâyı görenlere karşı saygılı ve tevâzu ile davranırdı. Kendisinin görmediği bir velîyi gören biri ile karşılaşsa, hemen yanına yaklaşarak elini öper, ona karşı hürmetkâr davranır, onun önünden gitmezdi. Sebebini soranlara da; "Onlar birçok velîyi görüp ilim ve feyiz aldı, ben ise çokları ile görüşmedim" derdi.
Şöyle anlatılır: Bir gün Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri, Şeyh Ebû Abdullah Hafîf ile bir köprüye geldiler. İki kişi yan yana bu köprüden geçemezdi. Şeyh Ebû Abdullah ona; "Sen önden yürü!" deyince, Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri; "Ne sebeple önden yürüyeyim" dedi. Şeyh; "Sen Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüşsün, ben ise görmedim" dedi.
Kendisi anlatır: Şam'a gitmiştim. Üç gün sonra da Ebû Abdullah Celâl'in yanına gittim. "Ne zaman Şam'a geldin" dedi. Ben de üç gün olduğunu söyleyince; "Üç gündür neredeydin" diye sordu. Ben de; "İbn-i Cûsa'nın yanında hadîs-i şerîf yazıyordum" deyince, bana; "Nâfilenin fazîleti, seni birçok vazifeden alıkoydu" buyurdu...
Kendisine sirke ile ilgili olarak sorulduğunda, şu hadîs-i şerîfi okuyarak cevap verdiler: "Sirke ne güzel yemektir."
Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri buyurdu ki: "Dünyâ temeli zorluk üzerine kurulmuş bir evdir. Orada zorluk olmadan yaşamak imkânsızdır."

3