"Fıkıh bilmeden, hadîs-i şerîf bilmeniz size fayda vermez"

"İmâm-ı a'zamın talebelerinin meclisinde bulunmadıkça fıkıh âlimi olamazsınız."

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire'ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi'nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire'de vefât etti. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Ca'fer bin Rebî anlattı: "İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'nin yanında beş sene kaldım. O, ekseriyetle konuşmazdı. Fakat fıkıh ilminden bir şey sorulunca açılır, vadi gibi akardı."

İsmâil bin Ebû Füdeyk anlattı:

"İmâm-ı Mâlik'i, İmâm-ı a'zamın elinden tutmuş beraberce yürürlerken gördüm. Mescide varınca, İmâm-ı Mâlik'in mescide girerken İmâm-ı a'zamı öne geçirdiğini ve; "Bismillâhirrahmânirrahîm. Burası eman yeridir. Yâ Rabbî! Beni azâbından kurtar" dediğini duydum.

Muhammed bin Tarif anlattı: Biz, büyük âlim Vekî'nin yanında bulunuyorduk. Bize şöyle dedi: "Fıkıh bilmeden, sâdece hadîs-i şerîf bilmeniz size fayda vermez. Ebû Hanîfe'nin talebelerinin meclisinde bulunmadıkça fıkıh âlimi olamazsınız."

Yahyâ bin Âdem buyurdu ki: "İmâm-ı a'zamın fıkıhdaki sözleri hep Allah içindir. Eğer onun sözüne dünyâdan bir şey bulaşmış olsa idi, bu kadar hasedcilerin çokluğu ile beraber onun sözleri her tarafa yayılmazdı."

Âsım bin Yûsuf; İmâm-ı Ebû Yûsuf'a; "İnsanlar, ilimde senin önüne geçecek birisinin olmadığında ittifâk etmektedirler" deyince, İmâm-ı Ebû Yûsuf ona şu cevâbı verdi: "Benim ilmim, İmâm-ı a'zamın ilmi yanında, Fırat Nehri'nin yanında küçük bir dere gibidir."