Allahü teâlâ ilk önce Şeceret-ül-yakîn ismindeki ağacı yarattı.
Muhammed Kudâ'î hazretleri Mısır'da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans'a gönderildi. Bir zaman İstanbul'da kaldı. 454 (m. 1062)'de vefât etti. "Dekâik-ül-ahbâr" kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:
"Allahü teâlâ ilk önce Şeceret-ül-yakîn ismindeki ağacı yarattı. Daha sonra beyaz inciden bir örtü üzerinde, Muhammed aleyhisselâmın nûrunu yarattı. Sanki Tâvus gibi, O nûru bu ağaca koydu. Orada, yetmiş bin sene Allahü teâlâyı tesbih etti. Sonra hayâ aynasını yaratıp onun karşısına koydu ve Şeceret-ül-yakîn ağacındaki nûra nazar edince, O nûr-i şerîf kendini hayâ aynasında çok süslü ve en güzel bir şekilde gördü.
Allahü teâlâdan çok hayâ etmesi sebebiyle terledi. Mübârek terinden altı damla sızdı. Allahü teâlâ birinci damladan Ebû Bekr'i, ikincisinden Ömer'i, üçüncüsünden Osman'ı, dördüncüsünden Ali'yi (radıyallahü anhüm), beşincisinden gülü, altıncı damladan ise pirinci yarattı.
Sonra Muhammed aleyhisselâmın bu nûr-i şerîfi beş defa secdeye vardı. Bu secdeler ile, Allahü teâlâ Ümmet-i Muhammed'e beş vakit namazı farz kıldı. Allahü teâlâ ikinci defâ bu nûr-i şerîfe nazar edince, hayâsı sebebiyle O nûrdan ter çıktı. O nûrun terinden melekleri, yüzünden damlayan terden; Arş, Kürsî, Levh, Kalem, Güneş, Ay, Hicâb (örtü, karanlık), yıldızlar ve semâda olan her şeyi yarattı.
Göğsünün terinden; enbiyâ ve mürselîni, âlimleri, şehîdleri, sâlihleri, sırtının terinden Beyt-i ma'mûr, Kâbe, Beyt-ül-makdîs, dünyâdaki mescidlerin yerlerini, iki kaşının arasından damlayan terden; Ümmet-i Muhammed'den mümin erkek ve mümine kadınların rûhlârını, kulağının terinden; diğer insanların rûhlarını, ayağından damlayan terden; yeryüzünü ve üzerinde olan her şeyi yarattı.

2