"Arkadaşındakusur aramayı bırak, sen zarar görürsün!"

"Gariplere merhamet etmek, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetidir..."

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretleri Tâbiînin büyük velîlerdendir 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti.

Bu mübarek zat bir gün, halka Cehennem azâbının çok şiddetli olduğunu anlatıyordu. Bu sırada oradakilerden biri; "Bu, insanları ümitsizliğe düşürmek değil midir" diye sordu. Alâ bin Ziyâd hazretleri ona; "Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen; (Ey [günah işlemekle] nefislerine karşı haddi aşmış kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidi kesmeyiniz." (Zümer sûresi: 53) (Bütün haddi aşanlar [müşrikler] da cehennemliktirler.) (Mü'min sûresi: 43) buyururken, ben insanları nasıl ümitsizliğe düşürebilirim! Fakat çok kimseler kötü amellerine rağmen yine de Cennet'le müjdelenmeyi arzu ediyorlar. Allahü teâlâ Muhammed aleyhisselâmı kendine itâat edenleri Cennet'le müjdelemek, karşı gelenleri de Cehennem azâbı ile korkutmak için göndermiştir" buyurdu.

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretlerinin sık sık söylediği sözlerinden bazıları:

"Herkes, kendinin ölmek üzere olduğunu ve bu sırada Rabbinden günâhlarının af ve mağfiret edilmesini istediğini, Rabbinin de affettiğini düşünmeli, sonra ibâdet ve taatten geri durmamalıdır."

"Aranızdaki düşük ve bayağı kimselere ikrâm ediniz, onlara hediyede bulununuz. Çünkü onlar, sizi dünyâda ve âhirette, utanacak duruma düşmekten ve ateşten alıkoymaktadırlar. İnsan, utanılacak ve âteşe düşmeye sebep olan şeyleri onlarda görerek, bunlardan kendisini korur."

"Allah'ım! Eğer beni bağışlarsan sen buna zâten lâyıksın. Eğer azap edersen ben de buna zâten lâyıkım."