"Alışveriş ilmini bilmeyen, haramdan kurtulamaz!"

Mahmûd Ahî Evran'ın 'haram lokma yiyen ibâdetlerinin sevâbını bulamaz' sözü, iş ahlâkını ibadet kadar kutsal gören bir tasavvufu anlatıyor—peki günümüz ticaret dünyasında bu ilkeler neden bu kadar uzak kalmış?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, 13. yüzyılda Anadolu'da Ahîlik teşkilâtını kuran Mahmûd Ahî Evran'ın ticaret ahlâkı ve kişisel erdem hakkındaki öğretilerini anlatır. Yazarın temel iddiası, helâl kazanç ve cömertlik gibi değerlerin mümin tüccarın temel ilkesi olduğudur; bunu Ahî Evran'ın tarihî mirasıyla destekler. Haram lokmadan kurtulamayan tüccarın ibadetlerinin boşa gitmesi düşüncesi, ekonomik hayatla ruhsal bütünlüğü birleştiren bir vizyonu öne çıkarır—ancak bu idealize edilmiş modelin meşru ticaretin karmaşıklığında ne kadar uygulanabilir olduğu muğlak değil mi?

"Haram lokma yiyen ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider!.."

Mahmûd Ahî Evran hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Anadolu'daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusudur. 1171 (H.567) yılında Âzerbaycan'da Hoy kasabasında doğdu. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî hazretlerinden dersler aldı. Büyük İslâm âlimi Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hac yolunda Evhadüddîn Hâmid Kirmânî ile tanışıp, onun talebelerinden oldu. Muhyiddîn ibni Arabî ve hocası Evhadüddîn'le birlikte Anadolu'ya geldi. Hocasının kızı Fâtıma Bacı ile evlendi. Bundan sonra kayınpederi Evhadüddîn'le Anadolu şehirlerini dolaştı. Esnafa bilhassa İslâmiyetin alışveriş bilgileri hakkında vaazlar verdi. Nasîhatlar etti. Kendisine sual sorup nasîhat isteyenlere: "Ey Ahî (Kardeşim)! Alışveriş ilmini bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz. Haram lokma yiyen ise ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider. Sonunda büyük azaba yakalanır ve pişman olur" buyururdu.

Ahî Evran ayrıca gittiği yerlerde esnafı bir çatı altında toplayıp teşkîlâtlandırıyordu. Böylece Anadolu şehirlerinde Ahi teşkilatlarının kurucusu oldu. Daha sonra, Kırşehir'e yerleşti. Onun nüfûzundan ve sevenlerinin çokluğundan korkan ve Moğolların baskısına dayanamayan Kırşehir Emîri Nûreddîn Caca tarafından 1262 (H.660) yılında Kırşehir'de şehîd edildi.

Ahî Evran'ın nasihatlerinden Ahîlik teşkilâtının umdeleri, şartları, ortaya çıktı: "Ahî ve şeyh helâlinden kazanmalıdır. Teşkilât mensuplarının hepsi sanat sâhibi olmalıdır. Cömert olup yoksullara yardım etmelidir. Âlimleri sevmeli, gereken hürmeti göstermelidir. Namazlarını zamânında kılmalı, kazâya bırakmamalıdır. Alçak gönüllü olmalı, fakirleri sevmelidir. Nefsine hâkim olup, haramlardan kaçınmalıdır. Beylerin, zenginlerin kapısına gitmemelidir."