Yazar siber zorbalığın iki türünü analiz ediyor: klasik siber zorbalık (tehdit, hakaret, iftira) ve yapay zekâ kullanarak bireyleri yalan söylemiş gibi gösterilmesini içeren yeni nesil saldırı. Yazarın temel iddiası, yapay zekâlı siber zorbalığın daha tehlikeli olduğu ve yetkililerin bu eylemleri telkin eden söylemleriyle yaygınlaşması; ancak mağdurların sorunu gizlemesini ortam eksikliğinden mi yoksa güven sorunundan mı kaynaklandığı tam netleşmiyor?
Dünyadaki çeşitli zorbalık türleri yetmiyormuş gibi internetin yaygınlaşmasıyla birlikte bir de siber zorbalık çıktı ortaya. Siber zorbalık yeni bir kavram fakat şimdiden eskimeye başladı. Kanımca şu an iki tür siber zorbalık var: Birincisi artık klasik sayılan siber zorbalık, ikincisi ise yapay zekâdan yararlanılarak yapılan siber zorbalık.
KLASİK SİBER ZORBALIKKlasik anlamdaki siber zorbalık dijital teknolojilerden, internetten, sosyal medyadan, cep telefonundan yararlanılarak sürekli olarak bir kişinin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, kısaca taciz edilmesidir. Siber zorbalık, bir tür çağdaş saldırganlıktır. Siber zorbaların bir kısmı kimliklerini saklayarak saldırırlar.
Klasik siber zorbalıkta hakaret, tehdit, iftira vardır, kişinin itibarının düşürülmesi hedeflenir. Siber zorbalık sohbet (chat) ortamlarında veya oyun oynarken ortaya çıkabileceği gibi durup dururken de yapılabilir.*
Bir başkasına ait kişisel bilgilerin veya yayımlanması uygun olmayan resimlerin, video görüntülerinin yayımlanması da bir başka siber zorbalık çeşididir. Bazen bir genç veya yetişkin grup içlerinden birisini WhatsApp grubundan atarlar. Bunu yapanlar eğitimli kişiler, hatta duyarlı olmaları beklenen sanatçılar, müzisyenler, edebiyatçılar da olabilir. eşitli ortamlarda bezdiri (mobbing) ile siber zorbalık iç içe geçmiş olabilir.
Dünyadaki bazı araştırmalara göre gençlerin internette geçirdikleri sürenin artması onların siber zorbalığa uğrama ihtimallerini artırmaktadır.* Olay karmaşıktır, siber zorbalar da siber zorbalığa uğramaktadırlar, okul zorbalığına uğrayanlar arasında siber zorbalığa da uğrayanların veya siber zorbalık yapanların sayısı çoktur.
Siber zorbalığa maruz kalanların bu durumu öğretmenleriyle veya anne babalarıyla çok az paylaştıkları görülmektedir. Bu ketum davranışın nedenleri arasında zorbanın daha beter intikam almasından korkma vardır. Mağdurlar daha beterine uğramamak için mevcut durumu sineye çekmeyi tercih etmektedirler. Ayrıca gençlerin siber zorbalığa uğramalarını anne babalarına söylememelerinin bir başka nedeni ise internete girmelerinin onlar tarafından tümüyle yasaklanmasından endişe etmeleridir.
İnternet öncesi dönemde bazıları kendilerine, gizli kalması kaydıyla anlatılan sırları sağda solda açıklarlardı. Bu kişilere, "Ağzında bakla ıslanmıyor" denirdi. Şimdi ağızlarında bakla tutamayanlar kendilerine emanet edilen sırları sosyal medyada çok daha geniş kitlelere ulaştırmaktadırlar. Galiba sır saklayamamak insani bir zaaftır. Sır sahibi sırrın ağırlığından kurtulmak için başkasına anlatır, sırrı öğrenen kişi de benzer şekilde bu ağırlıktan kurtulmak ister. Mitolojide Midas'ın berberinin kuyuya "Midas'ın eşek kulakları var" diye bağırması bu konuda güzel bir örnektir. Midas'ın berberi bir de internet kullanıyor olsaydı Midas'ın durumu daha kötü olurdu.
Okul zorbalığına uğramak ile siber zorbalığa uğramak arasında nitelik farkı vardır. Örneğin okulda zorbalığa uğrayan genç evine gelince bu durumdan kurtulur ancak siber zorbalık altındaki genç nereye gitse kurtulamaz.
Siber zorbalık araçlarını şu şekilde sıralayabiliriz: Anlık mesajlaşmalar veya telefon konuşmaları sırasında, sohbet (chat) odalarında, web günlüklerinde, web sitelerinde, e-postada, sosyal ağlarda, forumlarda siber zorbalık ortaya çıkabilir.

3