ODTÜ'lü olmak

Bazı üniversiteler temelde öğrencilerine bilgi verir, belki biraz da düşünme becerisi. Ancak bazıları bilgi vermenin ötesinde öğrencilerine bir yaşam tarzı kazandırır. ODTÜ bunlardan ikincisidir.

Biraz önyargı olsa da kanımca, bir açıdan çok iyi olan bir kurum pek çok açıdan da iyi oluyor. Bir açıdan çok kötü olan bir kurumun ise birçok açıdan kötü olma olasılığı yüksektir. Genel bir kural olmasa da kişiler bazında baktığımızda bir alanda iyi olanların pek çok alanda iyi olduklarını görmek mümkündür. Örneğin Leonardo ve Goethe hem sanatta hem de bilimde öncü kişilerdi. Yine İbni Sina tıpta, çeşitli bilim alanlarında ve felsefede çağının ilerisinde bir kişiydi.

Aynı şey ODTÜ için de geçerli sanırım. Bilimin herhangi bir alanında çok iyi olan ODTÜ daha pek çok alanda iyidir, öncüdür, ufuk açandır.

OTDÜ öğrencilerine bir yaşam tarzı kazandırma ve pek çok alanda bilim ve sanat üretme açısından önde olan bir üniversitedir. Ben ODTÜ'lü değilim ancak dışarıdan objektif olarak baktığımda ODTÜ'nün sadece öğrencilerinde ve akademisyenlerinde değil çalışanlarında da bir fevkaladelik gözlüyorum. Şimdi size ODTÜ'lü Cengiz Yüksel'den söz edeceğim.

ODTÜ'LÜ CENGİZ YÜKSEL

Cengiz Yüksel 1969'da Sivas'ın Ödek Köyünde dünyaya gelmiş. Şu an ODTÜ'deki lokantalardan birisinde garsonluk yapıyor. "Serçe'nin Gözyaşları" isimli bir şiir kitabı yazmış. Elimize geçti, ben ve eşim Prof. Dr. Zehra Dökmen yazarın dilini, Türkçesini, anlatımını, imgelerini beğendik. Cengiz Yüksel uzun süreli bir formal eğitim almamış ancak kendini, dünya görüşünü ve Türkçesini kendi gayretiyle geliştirmiş. İngilizce ve Almanca öğrenmiş. Uzun yıllar Akdeniz Bölgesi'ndeki turistik otellerde barmenlik yapmış. Bazı şehirler için "Taşı toprağı altın" denir, ODTÜ'nün de hocası, öğrencisi, çalışanı altın galiba.

Yüksel'in Zamanın İzinde Bir ınar adlı şiirinden bir bölüm: Arşivi açınca titrer her bir varak,/Zamanın nabzını tutar, bakarak./Bir asrı bir güne sığdırır bazen,/Cahilin uykusunu, ilimle yıkarak.

ODTÜ'NÜN ORMANI

Daha önce birkaç kitabımda da yazdım ODTÜ dünyada kendi ormanını yaratan ender üniversitelerden birisidir. Yıllarca ODTÜ'den mezun olabilmek için derslerden iyi notlar almak yetmemiş, her bir öğrenciden 10 ağaç dikmesi istenmiştir.

Bugün ülkemizde mahkeme kararına rağmen 20 bin yıllık orman içine kurulan üniversiteler vardır. ODTÜ kurulduktan sonra kendi ormanını kendi çevresinde oluşturmuştur. Bu istisnai bir durumdur, bilim ile doğa sevgisini kaynaştırmanın ifadesidir.

Mustafa Kemal Atatürk tarım yapma arzusuyla Atatürk Orman iftliği arazisi için uzmanlardan rapor istemişti. Uzmanlardan bu arazinin tarıma elverişli olmadığı şeklinde rapor gelmişti. Bu rapor üzerine Atatürk'ün yorumu, "İşte tam aradığımız yer bu yerdir. Burayı biz şenlendirmezsek başka kim gelip şenlendirecek" şeklinde olmuştu. Atatürk, Orman iftliği'ni şenlendirmişti. Oranın az ötesindeki kurak gözüken araziyi ise ODTÜ şenlendirmiştir.