Kız neş'esi ve yılmazlık

"Kız neş'esi" şeklinde bir kavram var. Bu kavram ile yılmazlık (rezılyans) arasındaki ilişkiyi incelemek istiyorum. Öncelikle neşe veya neş'e kelimesinin yazılışına bakalım.

NEŞE Mİ NEŞ'E Mİ

Söylerken ve yazarken yaygın olarak "Neşe" deriz. Ancak bu ifade bir galatı meşhurdur. Yani yaygın bir yanlış kullanımdır. Eskilerin deyimiyle doğru sözdense, meşhur olmuş yanlış daha iyidir. Bu bakış tarzıyla 'neşe' demek isterim. Ancak Yıldız Kenter bu kelime konusunda hassastı. Türk kültürüne ve Türk diline büyük saygısı olan büyük usta, "Neş'e" derdi ve böyle telaffuz edilmesini isterdi. Bir oyun sırasında genç bir oyuncu, "Neşe" deyince oyunu kesip "Ne dedin sen Neş'e yerine neşe mi dedin" diye uyarmıştı. Bu yüzden ustamıza saygıdan, konuşurken 'Neş'e' demeyi tercih ediyorum. Ancak bu yazıda galatı meşhura teslim olup "Neşe" diyeceğim.

UZUNER'İN KIZ NEŞESİ

Buket Uzuner'in, "Bir Hayatta Kalma ve Direniş Gücü Olarak Kız Neşesi"* isimli bir kitabı var. Uzuner'in diğer kitapları gibi bu da güzel. Söz konusu kitapta yazar kız neşesinin insanın varoluşunda önemli bir yere sahip olduğunu, uygarlığın gelişimine ivme katan bir dişil enerji sayılabileceğini savunuyor.

Uzuner kitabında, "Kız neşesi kavramını elbette ben icat etmedim ancak bu kavram benimle özdeşleşti ve adımın önüne geçti" diyor.* Doğrudur. "Kız neşesi" kavramı ülkemizde kırsal kesimde, kasabalarda ve kentlerde çok eskiden beri telaffuz edilen bir kavram. Fakat galiba bir edebiyatçı olan Uzuner'in bu kavramı vurgulaması, onunla kavram arasında toplumun zihninde bir bağ oluşturdu.

KIZ NEŞESİ VE YILMAZLIK

Kız neşesi içi içine sığmamak, kişinin içinden gelen ve dışa yansıyan ferahlık hali, sevinç, coşkudur. Günlük yaşamda rutin, olağan durumlar karşısında bile kişinin neşe duymasıdır. Yüzünde güller açıyor ifadesi bu coşkuyu betimler. Kız neşesi yalnızca kadınlara özgü bir kavram değildir, günlük yaşamın stresi karşısında neşelerini kaybetmeyen erkekler de vardır.

Kız neşesi ile yılmazlık arasında karşılıklı ilişki var. Yılmazlık, travma ve stres karşısında depresyona girmeden kısa sürede toparlanmak, ayakta kalmak ve yaşantısına devam edebilmek demektir. Kişinin neşesini kaybetmemesi yılmazlığın göstergelerinden birisidir. Aynı zamanda yılmazlık içinde olan bir kişi de genelde neşelidir.

Toplum her zaman yılmazlığı tercih etmez, yılgınlığın taraftarları da vardır. Toplum içinde birileri, "Deli gibi ne gülüyorsun" veya "Karı gibi sırıtma" der. (Bu kişiler aynı zamanda "Kadının saçı uzun aklı kısadır" türünden saçma sözler de söylerler.) Toplumdaki bu gülme karşıtlığından etkilenen küçük kızlar da oynarken sıklıkla, "Ay çok güldük, şimdi ağlayacağız" derler. Bu kötü bir oto kontroldür. Yine bir zamanlar bir siyasetçi kadınların toplum içinde kahkaha atmamalarını istemişti.