Genelde bilimsel düşüncenin sadece bilim insanlarınca kullanıldığı sanılıyor. Bu görüş yanlıştır. Günlük yaşamda herkes, her zaman ucundan köşesinden bilimsel düşünüyor. Bunun artırılabileceği görüşündeyim. Aslında hayvanlar, sınırlı da olsa bilimsel düşünürler. Nasıl
HAYVANDA VE İNSANDA BİLİMSEL DÜŞÜNCEİnsanlar ve üst düzeydeki hayvanlar, hayatta kalabilmek için çevrelerindeki olayları tahmin etmek ve kontrol etmek isterler. Köpeğiniz yürüyüşe çıkmak istediğinde tasmasını ağzına alıp yanınıza gelir. Geçmiş yaşantıları bu davranışı sergilediğinde yürüyüşe çıkarılacağını öğretmiştir ona. Aslanlar sabahın ilk saatlerinde geyiklerin, antilopların su içmeye geldiklerini öğrenmiştir, o gün tekrar geleceklerini tahmin eder ve pusuya yatar. Yani olayı kontrol etmeye çalışır.
eşitli nedenlerle insanların ve hayvanların olayları tahmin etmeleri ve kontrol etmeleri zorlaşırsa, önce ruh sağlıkları bozulur, sonra da hayatta kalmaları güçleşir. Hayvanlar da insanlar da tahmin ve kontrol ederler ancak bir tek insanda neokorteks vardır, bu sayede insan sembollere dayanan bir dil kullanır, soyut düşünebilir. Yani insanın tahmin ve kontrol sistemi diğer hayvanlara göre daha gelişmiştir. Bilim insanı geçmiş verilere bakarak yarın hava durumunun nasıl olacağını tahmin edebilir. Daha da ötesi yağmuru yağdırmak veya yağdırmamak için önlemler alabilir, durumu kontrol edebilir. Sade vatandaş da bulutlara bakarak yağmurun yağıp yağmayacağını tahmin edebilir.
BİLİMSEL DÜŞÜNCEYİ ARTIRMAKGünlük yaşamda insanlar sınırlı da olsa bilimsel düşünürler ancak bu yeterli değildir. Yeteri kadar okumayan, yeteri kadar bilimsel düşünmeyen toplumların gelecekleri karanlıktır ya kandırılırlar ya da köle olurlar. Bu tehlikeden korunmak için anaokulunda itibaren çocuklara bilimsel düşünme becerisi kazandırılmalıdır.
Yıllardır çok sayıda ülkede yapılan PİSA sınavında ülkemiz en son 33. oldu. Bu sonucun anlamı ne PİSA sınavı 15 yaşındaki gençlerin düşünme becerilerini ölçmektedir, ezberlenmiş bilgiyi ölçmez. Bu sonuç eğitim sistemimizin düşünme becerisini geliştirmediği, birtakım ansiklopedik bilgileri ezberlettiği anlamına gelir. Böyle giderse Ay'a veya Mars'a gidemeyiz.
İnsanlarımızda her yaşta düşünme becerisi eksikliği sergiledikleri konusunda pek çok gözlemim var. Bunlardan birisi şu: Pek çok ilimizde iki kişi kebapçıya gittiğimizde birimiz bir porsiyon, diğerimiz yarım porsiyon Adana istediğimizde, "Bir porsiyon olur ama bizde yarım porsiyon" yok diyorlar. Bir buçuk porsiyon var mı diye sorduğumuzda olduğunu söylüyorlar. "Peki bir buçuk porsiyon yaptırın, birimize bir, değerimize yarım porsiyon getirin" dediğimizde, "İyi de efendim bizde yarım yok" diyorlar. Sonuçta bir buçuğun, "1+1/2" olduğunu bilemiyorlar. Bu bir düşünme becerisi eksikliğidir, bilimsel düşünmenin an alt basamağını atlayamamak demektir. Ezbere bilgiye saplanıp kalmak, önyargıyı aşamamak demektir.
Son yıllarda Instagram'da birçok bilgi var. Herkes görüşünün bilimsel olduğunu savunuyor. Bir bilim insanına bu bilgilerin doğru olup olmadığını sorabilirsiniz. Daha da iyisi siz kendiniz bu bilgileri akıl süzgecinden geçirerek değerlendirebilirsiniz. Örneğin bazıları Instagram'da, "Bir kişi idrarını ve çıkardığı gazı koklarsa kalp hastalıklarından, kanserden, prostattan korunmuş olur" diyor. Bu bilgiyi ciddiye alanlar var mı, bilmiyorum. Bu iddia karşısında "Her halde doğrudur" demeden önce akılcı düşünmek gerekiyor. Aklıma bu konuda ilk gelen şey şu: Madem idrar ve gaz bu denli yararlı, o halde bunlar vücuttan atılmadan önce uzun süre vücutta tutuluyor, yararlı olacaklarsa bu süre zarfında yararlı olurlar. Vücuttan atıldıktan sonra onları iki saniye koklamak niçin bu kadar yararlı olsun

8