Vermek istemeseydi istek vermezdi

"Bir yıl sonra yine Ankara'ya ziyarete gittik ablamızı. Ancak bu defa içimde bir ukde vardı..."

Kıymetli büyüklerimi tanıyalı henüz dört yıl olmuştu. 2018 yılında evliyken Ankara'da eski eşimin ablasının ziyaretine gitmiştik.

Evde Ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları var idi. O kitapları gördüğümde o kadar sevindim ki anlatamam. Benim o kitaplara olan sevgime ve mübarek Abdülhakim Arvasî hazretlerine olan sevgimi eniştem de fark etmişti. O da sevinmişti.

Misafirliğimizin sonuna geldiğimizde Ankara'da Bağlum diye bir yer olduğunu ve mübarek Abdülhakim Arvasî hazretlerinin oradan metfun bulunduğunu öğrendim. Şimdi tam yola çıkacakken oraya gidebilmemiz mümkün olmayacaktı. Orayı ziyaret edemeden şehrimize dönmek durumunda kaldık...

Bir yıl sonra yine Ankara'ya ziyarete gittik ablamızı. Ancak bu defa içimde bir ukde vardı. Gittiğimde mutlaka Bağlum'a gidip Abdülhakim Arvasî hazretlerinin kabrini de ziyarete gitmek arzusundaydım. "Niyet hayır akıbet hayır" dedikleri şey bu olsa gerek...

İçimdeki duygumu kimselere açamıyordum. Ama kalbimde bu heyecan Ankara'ya yaklaştıkça artıyordu...

Ankara'ya vardığımızda enteresan bir durum oldu. Daha kapıdan içeri girer girmez Eniştem, Bağlum'a gideceğini isterse bizi de Bağlum'a ziyarete götürebileceğini söyledi.

-Gerçekten şimdi siz oraya mı gidiyorsunuz

-Evet oraya gideceğim. İsterseniz sizi de götürebilirim. Ziyaret eder öyle gelirsiniz.

Hemen ayağımızın tozuyla... Neredeyse eve girmeden türbeye gitmek... İçimdeki duygumu kimselere bildirmemiştim hâlbuki... Bu benim heyecanımı daha artırdı...