"Bazıları, ömrümüze uzun konuşmalarla değil, tam zamanında bir cümleyle girerler..."
Hatırama bugün de devam ediyorum... Son başvurusunu köklü bir Anadolu üniversitesine yaptı. Koridorda sırasını bekledi. Kapı açıldı. İsmi okundu:
Yusuf içeri girdi. Ortada oturan Profesör Ahmet Bey dosyayı kapattı.
"Evladım, dedi, biraz konuşalım."
İlk sorusunu sordu:
-İbn Hacer el-Askalânî kimdir
Yusuf hiç acele etmedi.
-Hadis ilminin büyük isimlerinden biridir hocam. Fethu'l-Bârî adlı eseri, Sahih-i Buhârî üzerine yazılmış en önemli şerhlerden biridir. Bunun yanında biyografi ve tarih alanında da temel eserler vermiştir.
Sonra diğer soru:
- Oryantalizm nedir
-Oryantalizm, Batı'nın Doğu'yu inceleme geleneğidir hocam. Bu alanda çalışanlara oryantalist denir. Ancak hepsini aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir. Bilime katkı sunanlar da vardır, siyasi gayeler taşıyanlar da... Tarihçi hükmünü peşin vermez; belgeye bakar...
Mülakat sonrası Yusuf teşekkür ederek dışarı çıktı. Kapı kapanınca odada kısa bir sessizlik oldu. İçlerinden biri "Başarılı çocuk... Ama arşiv çalışmaları zor olmaz mı" dedi.
Bir başkası aynı kanaati paylaştı. Ahmet Hoca dosyayı yeniden açtı. Sayfaları çevirdi. Sonra dosyayı usulca kapattı:
"Arkadaşlar" dedi. "Bu çocuk yıllardır önüne çıkan engelleri aşarak buraya kadar gelmiş. Biz bugün yalnız bilgisini ölçmedik. Bu öğrenciye ben kefilim."
Karar oy birliğiyle verildi. Yusuf yüksek lisansa kabul edildi...
Aradan yıllar geçti. Tezini tamamladı. Üniversiteden çıkarken kalabalık yavaş yavaş dağıldı. Bahçede yalnız baba ile oğul kaldılar. Hasan Usta, ceketinin cebinden eski mendilini çıkarıp alnını sildi. Üniversitenin taş binasına uzun uzun baktı.

9