Sen bari inan bana

"Bir haftadır karakola gelip gitmekten bıktım. Kaçmak istesem de olaylar peşimi bırakmıyor."

Ah Cemil... Seni nasıl anlatsam... Nerede problemli, içinden çıkılmaz bir iş, bir olay olsa hep onun adı geçiyordu. O yapsın yapmasın herkes ön yargı ile nedense hemen ona "suçlu" damgasını vuruyor: "Mutlaka bu işte Cemil'in parmağı vardır" diyorlardı.

"Bir insanın adı çıkacağına canı çıksın" dedikleri gibi artık Cemil'in adı böyle anılmaya başlamıştı. Oysa Cemil kimseye saygıda kusur etmeyen arkadaş canlısı birisi idi. Onu ne zaman görsem hâlimi hatırımı sorar hemen ellerime sarılır hatta istemeyişime rağmen ısrarla ellerimi öperdi. Onun kalbi kırılmasın diye mecburen ellerimi öptürürdüm. Bir gün yolda karşılaştığımızda yine ellerime sarılıp öptükten sonra;

"Abi geçen haftaki olayla inan ki benim bir ilgim alakam yok. Yine ihaleyi benim üzerime yıkmaya çalışıyorlar. Bir haftadır karakola gelip gitmekten bıktım. Ben olaylardan kaçmak istedikçe olaylar peşimden geliyor. Bu kötü geçmişim peşimi bir türlü bırakmıyor, çaresizim abi. Bana inanıyorsun değil mi" dedi.

İki elimle yanaklarını okşadıktan sonra dedim ki:

-Tabii ki sana inanıyorum Cemil kardeşim. Senin vicdanın rahat ise gam çekme. "Doğru, sendeler ama yıkılmaz." Sakın bunu unutma. Gerçek er veya geç mutlaka ortaya çıkacaktır. Maalesef günümüzde insanlar ön yargılı. Hele bir adın çıkmaya görsün kimseyi inandıramazsın. Sen bildiğin doğru yoldan ayrılma. Bir daha bu alavere dalavere işlerle uğraşan yanlış kişilerle yanlış yerlerde bulunma. İşinle aşınla ilgilen. Ahiret için azık toplamaya çalış. Bol bol kitap oku, ibadet ve taat et, vaaz dinle. Tevekkül et... Rabbim yardım edecektir inşallah. Ha unutmadan sana son çıkardığım kitabı vereyim. Okursun...