"Sakla samanı gelir zamanı, sakladım samanı geldi zamanı, sattım samanı aldım bu hanı..."
Zaman değişiyor, değişimle beraber bazı atasözleri unutuluyor; onlar da hızla ilerleyen dijital teknoloji ve sosyal medya karşısında eriyip gidiyor. Amma gün gelir ki onların hakikatleri tekrar ortaya çıkar.
Rahmetlik babam İbrahim Ejder, doğu illerinde bir hanın üzerindeki yazılan bir atasözü ve devamındaki hakikati, bir sohbet anında bizlere nakletmiş, anlatmıştı.
"Sakla samanı gelir zamanı."
Hanın üzerindeki yazı ise şöyleymiş: "Sakla samanı gelir zamanı, sakladım samanı geldi zamanı, sattım samanı aldım bu hanı."
Adamın birkaç yıllık samanı satılmamış. O da yığınlar hâlinde samanını saklamış, herkes adamla dalga geçermiş.
"Yahu Mehmet Efendi, Allah her sene ekini de samanı da bol veriyor ne saklarsın bu kadar samanı, yak gitsin!"
Mehmet Efendi de onunla alay edenlere hep "sakla samanı gelir zamanı" atasözünü hatırlatırmış. Bir yıl kuraklık olmuş ekin az olmuş. Tabii ki samanı da az elde etmişler. O yıl kış nisan ayının sonuna kadar uzamış, karlar erimemiş. Hâliyle kimsede ne saman ne de ot kalmış. Çevre kasabalar köyler kızaklarla sepetlerle Mehmet Efendi'nin üç yıldan beri biriktirdiği saman yığının önünde kuyruk olmuşlar.
Mehmet Efendi o yığınlarca samanın hepsini satar. Külliyetli bir para eline geçer. O parayla şehirde bir han satın alır ve hanın üzerine de: "Sakla samanı gelir zamanı, sakladım samanı geldi zamanı; sattım samanı aldım bu hanı" yazısını yazdırır...
Babam uzun kış gecelerinde bizim köy odasında toplanan ahaliye anlatırdı. O yıllarda bana biraz da abartılı gelirdi bu. "Yahu hiç saman parasıyla han yapılır mı" derdim kendi kendime.

13