"O yıllarda bugünkü gibi telefon yok. Hatta telefonu ancak şehre inenler görebilirdi..." İkisi de birer yaş arayla doğmuştu. Biri 1956 doğumlu diğeri 1957 doğumluydu. İkisi de akrabaydı. İkisi de birbirine komşuydu. Ama ikisinin de arasından su sızmaz bir yedikleri bir içtikleri ayrı giderdi. O kadar samimiydiler. İkisinin de soyadı Balcı idi... Birinin ismi Süleyman diğerinin ismi İzzet.Aynı köyün çocukları olarak beraber büyüdüler, ikisinin birbiriyle ve diğer insanlarla yardımlaşmaları, paylaşımları, insani ilişkileri, çalışmaları, yeme-içmeleri hep tekdir edilirdi. Ben de onlardan 3-4 yaş küçük birisiyim. Hayatları hakkında zaman zaman bizzat şehit olarak bilgi sahibi oldum.Bizim mahallemiz onlara uzak olduğu için sık sık gitmesek de yine de yılda en az yirmi otuz defa gittiğimiz olurdu. 1970 yılına kadar onların mahallesindeki okula gitmiştik. 1977 yılında okullar tatil edilince köye gelmiştim.Köyümüz insanı maden, orman, hayvancılık işleri ile uğraşırdı. O yıllarda az sayıda da yurt dışında çalışanlar da vardı. Ben de "katkım olsun" diye köy işlerinde yaz boyunca çalışırdım.Süleyman ve İzzet arkadaşlar ise köy işlerinde çalışanlardandı. Daha devlet kapısında iş bulamamışlardı. Bu da köyde çalışmalarını zorunlu hâle getirmişti. Köy işleri; çiftçilik, hayvancılık, orman işleri gibi işlerdi. Orman işleri de odun, tomruk, yol yapımı, fidan dikimi, ilaçlama, ağaçları seyrekleştirme ve budama gibi işlerden oluşur. Bir de köyün yerleşimi köylüyü ormanda çalışmaya ormancılık yapmaya zorluyordu.Havaların sıcak olduğu günlerden birinde mahallemize bir haber geldi. Haberde "İzzet'in ormanda ağaç altında kalıp vefat ettiği!" söyleniyordu.O yıllarda bugünkü gibi telefon yok. Hatta telefonu ancak şehre inenler görebilirdi. Haberleşme mahalleden mahalleye nida ile yapılırdı. Haberci kişi mahallenin yüksek yerinden seslenir, duyan kişiler de uzak-yakın insanlara seslenerek haberi yayarlardı.Mahallemize İzzet'in ölüm haberi bu şekilde gelince çok sayıda insan tereddüt etti. Bunun sebebi birkaç sene önce böyle asılsız çıkan bir ölüm haberiydi. Öğrenciler yaklaşık 2,5 km uzaklıkta olan merkezdeki okuldan gelirken bir ölüm haberi çıkarmıştı. Mahallemizdeki insanlara Mustafa'nın öldüğünü söylenmişti.
Tedbirli öz güven kazandırmak
13-03-2026
10
"Biz sana güveniyoruz"
12-03-2026
14
"Anne tek başıma gidemem"
11-03-2026
11
Çocukluğum ve çocuğum
10-03-2026
19
Hoş gelsin yeni yaşım
09-03-2026
20
Sarılmak...
06-03-2024
733
"Onu görmeden dönmem!"
04-03-2024
455
"O hâlde gel aramıza..."
08-04-2024
388
"Bu sorumu kimseye söyleme!"
16-07-2024
387
Zeynep kafile ile dönmeyince!..
20-03-2025
308
