"Kendi ailemin başından geçen bu acı olayı bugünkü neslimiz unutmasın diye yazdım."
Yıl 1913... Rusya Doğu Anadolu bölgemizi işgal eder. Osmanlı tebaası olan Ermenilerin büyük çoğunluğu Ruslara taraf olur. Türk ordusunda görevli olan Ermeniler Osmanlının silahıyla Rus ordusuna katılır unutulmayacak bir ihanette bulunurlar.
Yerli bir kısım Ermeniler Rus ve İngilizlerin kışkırtmalarıyla yerli Müslümanlara katliam yapıp görülmemiş işkencelerde bulunurlar. Müslüman kadınlara tecavüz edip kazıklara vurup öldürürler. Amerikalı yazar Prof. Dr. Justin A. McCarthy kitabında:
"Bunlar kadar acıma duygusu olmayan bir kimse dünya üzerinde görmedim. Bunu, Hasankale Erzurum arasında telefon direklerine kazıkla öldürüp asılan yüzlerce ölü Müslüman kadınları gözleri ile gören bir Rus komutan bana anlatmıştı" yazar.
Yıllarca komşuluk yaptıkları Ermeniler birer acımasız düşman kesilmiş Müslüman halka işkence yapıp öldürüyorlardı. Bu karanlık işgal günlerinde Müslüman halk çoluk çocuğunu Rus Ermeni zulmünden kurtarmak için memleketlerini terk edip Diyarbakır Kayseri Suriye tarafına göç ederler. Yollarda nüfusun çoğu yine Ermeni çetelerce hunharca katlediliyor; bir kısmı da hastalıktan açlıktan can veriyor, telef oluyor. Bu acı muhacirlik kervanına büyük dedem Molla Hamza ve dedem İbrahim Hoca da katılır.
Bu yazacağım acı olayı dedem bize bizatihi anlatmıştı. İbrahim Ejder dedem tam 110 yaşında vefat etti. O yaşta hafızası yerindeydi. Yanına gelenlere hatıralarını anlatırdı. Gözlüksüz Kur'ân-ı kerim okurdu. Vefat ettiği Temmuz 1967 günü dedemin baş ucundaydım.

15