"Allah'a şükür 33 yıl devlette, 8 yıl da özel sektörde Özel Eğitim Öğretmenliği yaptım..."
Hava Astsubay Okulu imtihanları için Bursa'dan İzmir'e gittim. Üç gün boyunca çeşitli sınavlardan geçtik. Ben içeri girdim önüme iplerden oluşan bir yumak attılar. Bana renk söylediler ve ben onları buldum. Bu testten geçtim diğer sınavları da geçip 9 Eylül'de gelip okula başlayacaktım. Ama aklımda hep sınıf öğretmenliği vardı. İzmir'den Bursa'ya oradan da Büyükorhan ilçesine geldim. Daha araçtan iner inmez kardeşim bana:
- Müjde! Demirci Eğitim Yüksek Okulunu kazanmışsın, dedi.
Dünyalar benim oldu ama babam astsubay olmamı daha çok istiyordu. Masrafsız ve bir yıldı. Öğretmen olmama karşı çıkıyordu babam ve bu konuda destek göremiyordum ondan. Bana en fazla rahmetli Mehmet Dedem yardımcı olabilirdi. Babamın yanından ayrıldım ve dedemin yanına gittim. Ona durumu anlattım. O da bana:
-Sen muallim ol, bizlere askerlik zaten mecburi. Ama ömür boyu askerlik dedi, anlatmaya başladı:
"Ben beş yaşında yetim kaldım. Çobanlık, kömür yapma işleri ile uğraştım. Kayınpederim benim çalışkanlığıma hayran kalmış ve babaannenle evlendim. O yıllarda abim şehit olduğundan beni biraz geç askere aldılar. Evliydim. Askere kendi elbisemle gittim ve onunla da döndüm. Fakirlik yokluk diz boyu. Askerde kalem zarf ve kâğıt satarak harçlığımı çıkardım bir sene sonra izne geldim. Harman zamanı idi. Anam "Oğul şu işi de yapalım şu da bitsin" derken izin bir aya uzadı. Eylülün sonuna doğru birliğime katılır katılmaz askerî mahkemeye çıkardılar, hapis verdiler.
Askerliğim iki ay uzadı, derken alaylar arası mitralyöz yarışmaları başlayacaktı. Ben de bizim bölüğün mitralyözcüsüydüm. Bölük komutanı beni çağırdı.

3