İşte bitti biz de bittik...

"Umarız bu macera, yetkililerin vatandaşa kolaylık yollarını açmasına vesile olur..."

İbretlik arsa satış hatırama devam ediyorum... Satış Müdiresi Hanım "elimizde bir suret var bizim dosyamızda kalması gereken nüsha, bunu veremeyiz" dedi. "Bari ondan bir fotokopi alalım onun üzerine 'aslının aynısıdır' kaşesi vurup bize verin" dedik. "Olmaz veremeyiz" dedi.

"O zaman yeni bir evrak hazırlayın hâkim onu imzalasın hiç olmazsa."

"Mümkün değil, hâkim adli tatile çıktı. Eylül ayında yeni adli yıl başlayacak ancak o zaman yenisini hazırlayıp imzalatabiliriz."

"Tatil dönemlerinde nöbetçi hâkimlik var nöbetçi hâkime imzalatalım."

"Olmaz nöbetçi hâkimler böyle bir evrakı imzalamazlar."

Memure hanımın her söylediğine âdeta bir çözüm üretince bu defa işi sertleştirdi. "Ben sizin tapuya gittiğinizi nereden bileyim belki tapuya da gitmemişsinizdir" diyerek bizi resmen yalancı durumuna soktu.

Daha fazla ısrar etmek bir netice vermeyince biz de "Haklısınız sizi üzdük biz size yalan söyledik(!) özür dileriz" diyerek kapıyı çarparcasına çıktık.

Bu durumda yapacak bir şey kalmamıştı. Mesut abi ile yorgun ve üzgün bir vaziyette İstanbul'a dönüş yolunu tuttuk.

Ertesi gün Mesut abi telefon etti. "Abi müjde evrakı buldum. Ben o yorgunlukla unutmuşum meğer eve getirmişim" diyerek evrakın görüntüsünü gönderdi. Satış evrakı olduğuna göre işlemi yapabilirdik. Ama Keşan Vergi Dairesinden Kâmil abi için ilişik yazısını almamız gerekiyordu. Hemen Keşan'daki arkadaşla irtibata geçtik. Keşan Vergi Dairesindeki memuru tanıyan bir yakınımızla beraber vergi dairesine gönderdik. Daha önce telefonla görüştüğümüz memur benim için "o arkadaş bizi çok üzdü ona çok kırıldık" diye sitem etmiş. Hâlbuki dediğim, işin aciliyeti olduğu ve evrakın aslını hemen göndereceğime dairdi. Neyse lütfedip işlemi yaptı gerekli ödemeyi yapıp ilişik yazısını aldık.