Hep aynı renkte elbise

"Damat kıyafetleriniz çok yakışmış, sizi hep böyle görmek isterim..."

Baba dostumun anlattıklarına devam ediyorum... Eğitim enstitüsü matematik bölümünü bitirip, matematik öğretmeni olan yıllar boyu yetiştirdiği talebelerinin ona "baba" ismiyle hitap ettikleri bu sevilen kişi, onu tanıyanların ve velilerin Zeki Hoca'sı, bizim de Zeki Abimizdi.

Hakikat Kitabevi'nin kitaplarının satışına ve Türkiye gazetesi abone hizmetlerine her fırsatta katılmış, tanıtım ortamlarında konuşan hep o olmuştu. Hatırlıyorum bir keresinde çok kalabalık bir kahvede öyle bir konuştu ki, satın almak isteyenlere, arabanın bagajı ile kahve arasında âdeta yarışıyor, kitap yetiştiremiyorduk.

Mesleğinin son zamanlarını Fethiye'de tamamladıktan sonra emekli olmuştu. Onun en sevdiği işi ise her hafta cuma günleri camilere giderek, namaz kitapları dağıtmasıydı.

Hatırasına "Nisan ayının ikinci haftasıydı. Öğle vakti yaklaşırken, evimde abdest aldım" diyerek başlamış, "asla giymekten vazgeçemediğim lacivert takım elbisemi ve açık mavi renk gömleğimi giymiştim. Çünkü evlendiğimiz gün eşim 'Beyim, damat kıyafetleriniz çok yakışmış, sizi hep böyle görmek isterim' dediği günden beri hep aynı renkte takım elbise ve gömlek giydim" diyerek gülümsemişti...

"Mutfaktaki eşimin de duasını alıp çıkarken arabada bir koli Namaz Kitabı olduğunu hatırlayıp sevinmiştim. Besmele çekip yola koyuldum. Komşu ilçeye geldiğimi tabela gözüme çarptığında fark etmiştim. Mahalle camisinin önünde durduğumda ezan okunuyordu. Bagajdan koliyi çıkarıp cami bahçesindeki duvarın üstüne bıraktım.