"Öyle ki kapı kapanırken metrobüsten içeri girmeye çalışmış kaba saba biri sanılmıştı"
Metrobüs durağında kapı hizasında bekleyen genç kız, gelen metrobüse binmekle binmemek arasında kararsız duruyordu. Metrobüsün kapısını tıkadığının farkında değildi. Oraya gelen beyefendi ise kızcağızın bineceğini zannederek arkasında beklerken nezaketen de kızcağıza bir şey söylemiyor, binecek zannediyordu.
Ama acelesi de vardı. Birkaç saniye sonra anladı ki genç kız o araca binmeyecekti. Belki bir sonraki metrobüsü belki de boş bir metrobüsü hatta belki de durakta buluşacakları bir arkadaşını bekleyecekti. Lakin acelesi olan kişinin içeri girmesine engel oluyordu. Yolcu, bu durumu anlayınca son bir gayretle kapıya yöneldi ama kapı kapanmaya başlamıştı.
Öyle bir hâl oldu ki yolcu kapı kapanırken metrobüsten içeri girmeye çalışan kaba biri durumuna düştü. Kapanmaya çalışan otomatik kapı ister istemez kapanmakta zorlandı. Adam içeri girmeye kapı da kapanmaya zorlanırken şoförün sinirli sesi duyuldu:
"Al iki kapıyı da açtım. Gir içeri. Nedir bu kapıyı zorlamak arkadaş! Al gitmiyorum işte! Arkada üstelik dört beş tane metrobüs gelmiş. Nedir bu zorlamak!"
Adam yaşadığı durumu o an nasıl anlatacaktı. Sadece "özür dilerim" dedi. Çünkü o anda konu başkaydı. Binebileceği metrobüse genç bir yolcu sebebiyle binemediği için geç kalmış olmanın verdiği ruh hâli vardı. Amaç bu kaba duruma düşmek değildi. Durağa yanaşmış metrobüse binebilecekken böyle bir sebeple binememenin kendiliğinden telaşı olmuştu. Şoför ise adamın bu zorlamasına kafayı takmıştı. Bu hâle başkasının sebep olabileceğini düşünememiş yaşanan durumu da fark etmemişti...

5