"Mademki dünyaya geldik hem dünya hem ahireti kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz."
Günümüz insanının en büyük sıkıntılarından birisi stres. Sonucunda da bunalım. Eskiden insanlarda bu tür şeyler yok denecek kadar azdı. Eskiden şehirler bu kadar kalabalık değilmiş, nüfusun %80'ine varan kısmı kırsal kesimde, köylerde yaşarlarmış. Sanayinin gelişmesi ile köyden şehre göç, çarpık yapılaşma, trafik, gürültü, stres, sıkıntı plan olmayınca hepsi birbirini tetiklemekte. Hiçbir şey sebepsiz değil tabii ki.
Bir psikolog, varoş denilecek bir semtte yaşıyormuş. Kedinin birisi bağırarak kaçıyormuş. Çünkü kedinin kuyruğu yanıyormuş. Onun arkasından bakan kediyi izleyen bir çocuk görmüş. Çocuğun elinde bir kibrit varmış. İşin garibi çocuk da ağlıyormuş. Çocuğun başını okşamış.
'Bu kedinin kuyruğunu sen mi yaktın' demiş. Çocuk burnunu çeke çeke;
-Evet ben yaktım. Çünkü annem beni şeker istediğim için dövdü, demiş. Psikolog çocuğa:
-Sana şekeri ben alacağım ama beni evinize götürür müsün demiş. Beraberce eve gitmişler...
Öfkeli bir kadın kapıda belirmiş, çocuğa yine bağırıyormuş.
-Yine mi yaramazlık yaptın Demiş. Psikolog söze girmiş ve çocuğun davranışını merak ettiği için burada olduğunu belirtmiş. Kadına çocuğunu neden dövdüğünü sormuş. Kadın da;
-Yedi aydan beri eşim bana buzdolabı almak için söz verdi. Malum havalar sıcak, yemekler bozuluyor. Dün akşam eşim işten gelince yine aynı konuyu açtım. Biraz da ısrarcı oldum. Eşim de beni dövdü. Ben de öfkeliyken çocuk benden şeker almak için para istedi, para olmadığı için veremedim. Çocuk ısrar edince onu dövdüm, demiş.

4