"Bir büyüğümün 'bedeli ödenerek alınan kitap daha değerli olur' sözünü hatırlıyordum..."
Hatırama devam ediyorum... Birkaç gün sonra bölüğümdeki arkadaşlarımla çay sohbeti sırasında karargâhta namaz kılacak bir yer bulamadığımı ve Türkiye Gazetesi Bürosu çalışanı olduğumu usulünce anlattım. Sağ olsunlar bana hemen namaz kılacağım bir oda ayarladılar.
İlk fırsatta; mola zamanlarında ve müsait olduklarında bazen astsubay arkadaşlarımıza, çoğunlukla da askerlerimize tarihimizi, dinimizi, örf ve âdetlerimizi anlatmaya başladım. Haftalık çarşı izni öncesi kıyafet, saç ve tırnak kontrolleri yapılan cuma kontrol yaparken anlattıklarımdan ne kadarını hatırladıklarını anlamak için sualler sorardım.
Askerlerden biri "Komutanım anlattıklarınız tek bir kitaptan mı" deyince aklıma güzel bir fikir geldi. "Harçlıklarından biraz ayırarak isterlerse getirebileceğimi söyledim. Aslında hediye de edebilirdim ancak bir büyüğüm "bedeli ödenerek alınan kitap daha değerli olur" demişti, unutmuyorum. Birazını cebimden karşılayıp kitapları sipariş ettim. Karargâhtaki askerlerimizden isteyenlere Hakikat Kitabevi yayınlarından kitaplar getirdim. Astsubay arkadaşlarımıza da ücreti mukabili Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye isimli kitaplarımızdan getirdim. Metin Astsubay kendini çok sevdirmişti. Ona bir de Bişri Hafi hazretlerinin hayatını anlatan bir kaset hediye ettim. Evinde ailesiyle beraber dinlemişler ve o vesileyle içkiyi bırakmış, üstelik gazetemize de abone olmuştu. Oysa sürekli içki içen ve maalesef kumar alışkanlığı da olan biriydi. O sene ramazan orucunu tuttu. Hatta ramazanda bir öğle molasında bölüğümüzdeki diğer astsubaylara "Haydi herkes abdest alsın asteğmenimiz imam olacak biz de arkasında namaz kılacağız tamam mı" diye çağrıda bulundu. İçlerinde en kıdemli ve sözü geçen astsubay olduğu için "peki' dediler.

27