Değişimi yakalamak, modern dünyanın en kaçınılmaz ve en büyük meydan okumalarından bir tanesi. Tekdüze devam eden hayat içerisinde sen aynı akışına devam ederken, dünyanın tamamında büyük bir yenilenme var. Bu yenilenmeye ayak uydurabilenler, bu bakış açısında olanlar hayatta daha başarılı olabiliyor. Yerini sayıklayanlarsa maalesef o sistem içerisinde tükeniyor.
Bu yarışta koşturmaya ne kadar ayak uydurabiliyoruz Bu zihinsel bakış açımıza açılımı ne kadar sergileyebiliyoruz
Tam olarak anlık motivasyonumuz çok yüksek ancak süreklilik ve devamlılık sağlayabilme noktasında aynı başarımız çok da etkili görünmüyor.
Öncelikle zihinde başlıyor bütün hikâye. Direnmek yerine biraz daha esneyebilmek, "Her zaman her şeyin en iyisini biliyorum." anlayışından, "Hayır, artık bu anlamda hayatın değişen noktaları var. Ben de bu fikir hareketine, yaşam akışına entegre olabilmeliyim, uyumlanmalıyım." diyebilmek.
İnsanın en büyük zihinsel yanılgısı, her zaman her şeyin en iyisini bildiğini iddia etmesi.
Değişim tabii ki sadece zihinde olmuyor. İyi bir gözlemlemeci olmak, sokağı, insanları, hayatı iyi okuyabilmek. Sosyal okuması iyi olan ve bunu içselleştiren birey, değişime ve yenilenmeye daha etkin ayak uydurabiliyor.

31