Yazı, ünlü isimler arasında çocuk bakıcılarının maaşlarının hızla arttığını ve artık bir 'transfer dönemi' yaşandığını iddia ediyor. Yazar bu durumu somut örneklerle desteklerken, aslında daha derin bir soruya işaret ediyor: çocuk bakımında yaşanan bu ekonomik değişim, toplumun değerlerinde ne tür bir kaymanın göstergesi olabilir?
Dadı maaşları, dudak uçuklatıyor. 150 bin TL'ye kadar çıkıyor. Hatta ünlü isimler, iyi bakıcıları transfer etmek için kesenin ağzını açıyor...
Bugün neredeyse herkesin bildiği bir gerçek var: Çocuk büyütmek artık tek başına mümkün değil. Bu yüzden Alişan Buse Varol çiftinden Kıvanç Tatlıtuğ - Başak Dizer'e ve Tuba Büyüküstün'e kadar pek çok isim çocuklarını bakıcı desteğiyle büyütüyor. Ancak işin rengi son zamanlarda iyice değişmiş. Eskiden 50-60 bin lira bandında olan maaşlar, bugün 100 bin lirayı aşmış durumda. Hatta konuşulan rakamlar 150 bin liraya kadar çıkıyor.
Üstelik mesele sadece ücret de değil... Artık bakıcılar arasında adeta bir "transfer dönemi" yaşanıyor. 70 bin lira alan bir bakıcının, "Bana 90 bin veren var" diyerek rest çektiği; istediği zam yapılmazsa evi değiştirdiği konuşuluyor. Evet, yanlış duymadınız... Bildiğiniz transfer pazarlığı!
130 BİN TL ÖDEYEN OYUNCU VAR
Hatta kulağıma gelen bir olay var ki, durumun boyutunu net şekilde özetliyor: Çok ünlü bir oyuncu, bakıcısının bu restine ilk etapta boyun eğmemiş.
Ancak kısa süre sonra yaşanan sıkıntılar nedeniyle aynı bakıcıyı geri getirmek zorunda kalmış. Üstelik bu kez neredeyse iki katına, 130 bin liraya...
ZAYIFLAMANIN "KISA YOLU" TARTIŞMASI
Bergüzar Korel, verdiği kilolarla gündemde. Ünlü oyuncunun altını çizdiği bir nokta var: Ne mide küçültme operasyonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Çok spor yaptım, çok aç kaldım. Korel'in bu sözleri, aslında meselenin en yalın halini ortaya koyuyor. Evet, kulağa sert geliyor. Hatta bugünün "hızlı sonuç" odaklı dünyasında pek cazip de durmuyor. Ama bir gerçeği hatırlatıyor: Kalıcı değişim çoğu zaman zahmetli bir süreçtir. Son dönemde birçok ünlü ismin adı ise zayıflama iğneleriyle anılıyor. Hal böyleyken Bergüzar Korel'in bu yolu tercih etmediğini özellikle vurgulaması, ister istemez bir karşılaştırmayı da beraberinde getiriyor.

23