Maarif soylu duygular büyük idealler aşılamalıdır

Geçenlerde bir camii imamının vaazına denk geldim. Hoca, "Camide bile gayrimüslimlerin ürettiği icatları kullanıyoruz" diyordu.

Edison'dan, Graham Bell'den, Benjamin Franklin'den ve başka bilim adamlarından örnekler vererek gelinen noktanın ne denli hazin olduğunu anlatmaya çalışıyordu.

Örnekleri çoğaltabiliriz, neticede İslam dünyası derin bir krizin içinde.

Oysa 9. ve 13. yüzyıllarda bu topraklarda bilimin, düşüncenin, sanatın ve mimarinin zirve yaptığını görüyoruz. Gencecik bilim adamları tarihin akışını değiştirecek büyük buluşlara imza attılar.

Bugün hepimizin örnek verdiği batılı bilim adamlarının ürettiği icatların kökeninde Müslüman bilim adamları vardır.

Ne hazindir ki bizim okullarda Hazini'den evvel Newton, Cabir bin Hayyan'dan evvel J. Dalton, El-Kindi'den evvel Einstein, El Buruni'den evvel Kopernik öğretildi.

Ülkemizin çocukları da batılı bilim adamlarını ezberledikçe ezildi, ezildikçe özgüvenleri kayboldu.

Batının ürettiği bilimsel gelişmeler öğretilmesin demiyorum ancak tarih boyunca ürettiğimiz bilimsel gelişmeler de çocuklarımıza öğretilmeliydi. Yıllardır yapılmadı bu.

Bizim başımıza ne geldiyse August Comte'un Osmanlı Sadrazamı Mustafa Reşid Paşa'ya pozitivist felsefenin benimsenmesi amacıyla yazdığı mektuplarla gelmiştir.

Pozitivizmi bir din gibi kabul ettik!

Ernest Renan'ın ifade ettiği gibi buradaki asıl mevzu; pozitivizm düşüncesinin yol açtığı/açacağı "İslam terakkiye manidir" sonucu oldu. İttihat Terakki de bunun dal budak vermesine neden oldu.

Sonra Türkiye'de "millî eğitimi" Cumhuriyet dönemi boyunca tek parti ideolojisi şekillendirdi. Eğitim kurumları resmî ideolojinin yeniden üretim merkezleri olarak kurgulandı ve pozitivist düşünce temel ideoloji olarak yasalara ilave edildi.

Hal böyle olunca resmi ideolojinin içselleştirilmesi için eğitimin her şeyden evvel pozitivist bir nitelikte olması gerekiyordu. Dolayısıyla bu hedefe zarar verecek herhangi bir aykırılığa da asla müsaade edilmedi.

Demem o ki bilimin bir bakıma kiliseden intikam aldığı aydınlanma çağı, modern düşünce biçimi olan pozitivizmi ve bilimsel düşünceyi de beraberinde getirmişti. Bu da bizim eğitim kurumlarının temel direği oldu.

Bu ülkenin çocukları yıllardır böylesine tarihten, kültürden ve geçmiş bilimsel gelişmelerden kopuk tuhaf bir eğitim sisteminin kurbanı oldular.