İnsan ve değerleri tehdit altında

Homo-nanous (Nano-İnsan) Homo-Digitalus (Dijital-İnsan) Homo-İronius (İronik-İnsan)

Homo-tostmodernus (Tostmodern-İnsan) gibi tanımlamalar insanın doğrudan ufalandığı, parçalandığı, araçsallaştığı kimlik ve tutumlarla çerçevelendiği durumlarını tanımlamak üzere geliştirilmiş tanımlamalardır" diyor Ali Öztürk Hoca.

Doğrudan insanın kendisini hedef alan büyük bir operasyonun içerisindeyiz.

Doç. Dr. Ali Öztürk bu süreci, gerçekte insanın intiharı olarak görüyor. Dolayısıyla hayatımızın her detayını yeniden irfanilendiren bir titizliğe ihtiyaç olduğunu da ekliyor.

Tamamen katılıyorum. Zira insan ve değerleri her geçen gün ufalanıyor ve insan gözden düşürülüyor.

Hannah Arent,1951 yılında; "Totaliter ideolojinin gerçek amacı, insan varoluşunun dış koşullarının dönüştürülmesi ve toplumsal düzenin devrimci yeniden örgütlenmesi değil, totaliter sürece sürekli olarak karşı çıkan insan doğasının kendisinin dönüştürülmesidir" derken bir bakıma tehlikede olan asıl şeyin insanın özü olduğuna vurgu yapıyordu.

Nitekim yıllar sonra WEF Başkanı Klaus Schwab "Dördüncü Sanayi Devrimi" adlı kitabında, insan olmanın ne anlama geldiğini yani kim olduğumuzu değiştireceklerinden bahsediyordu.

Şöyle diyor özetle; "İstediğimiz bedenleri yaratabileceğimiz bir dünya hayal edin. Bu dünyada bizimle birlikte yaşayan bitki ve hayvanları da tasarlayabilir ve yeniden tasarlayabiliriz. Organizmaları değiştirebilir ve onları istediğimiz gibi şekillendirebiliriz... Ve bu yarının dünyası değil. Herhangi bir hayal gücüne ihtiyacınız yok. Bugünün dünyası bu."

Nasıl ama Açıkça ifade etmiyor mu Ve tüm bu çabalar gerçek insan kimliğinin ve fıtratının yok edilmesi için değil midir

Tüm insan bağlarının yok edileceği bir zamanı yaşamıyor muyuz Can dostlar denilerek ve hatta kedi, köpek annesi ya da babası olarak takdim edilen şöyle bir zamanda asıl hedefin insanın hayvanlaştırılması değil midir

Yazar Raymond Unger, özgür bir toplumun totaliter bir topluma dönüşümünü izleyebileceklerine ve kendi özel mutluluklarını koruyabileceklerine inanan herkesin, yakında tüm özel alanlara nüfuz etmiş, nakitsiz, dijital bir dünyada, aşılama ve iklim koruma kontrolleriyle uyanacağını söylüyor.

Dijital hapishaneye tıkılan insanlar, pandemi adı verilen diktatörlük dönemlerinde ve karbon yasağı uğruna en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakıldıklarında zaten ortada insan denilen bir tür kalmayacak.