Hakikattin tarihi vardır

Doğru sözün bir muhtevası, bir de zamanı vardır. Zamanından sonra söylenen doğru, çoğu kez hakikat değil, galibin yankısıdır. Düşman devrilmişken ona taş atmak cesaret değil; güvenli öfkenin kalabalığına karışmaktır. Hakikat, bedel ödenirken söylenendir; ganimet paylaşılırken bağırılan değil.

Şükrü Sak'ın Kod Adı: Hocfendi – Biz Bunları Size Anlatmadık mı adlı eseri, tam da bu ölçüyü önümüze koyuyor. Bu, FETÖ hakkında sonradan düzenlenmiş bir öfke albümü değil; unutulmuş tarihin dosyası.

Yazar, otuz-kırk yıllık bir sürecin izini sürüyor; bir yıldan uzun süren arşiv taramasında onlarca belgeyi tasnif edip bugünün hafızasına iade ediyor. Kitabın kuvveti yalnız ne söylediğinde değil, belgelerin tarihindedir.

Kitabın adı; Kod adı: Hocfendi. Kitab, "Biz bunları size anlatmadık mı- alt başlığını taşıyor. Şükrü Sak'ın bu önemli kitabı, Kitap Kulübü yayınlarından çıktı. Bendeniz de bir takdim yazısı verdim.

Cesaret, zaferden sonra yükselen ses değil; tehlike bütün ağırlığıyla sürerken doğru yerde durabilmektir. Kitabın merkezindeki ahlâk ölçüsü tam olarak budur.

Peki, neden Hocafendi değil de "Hocfendi"...

"Hocfendi" kelimesindeki eksiltme bir imla şakası değil, bir hükümdür. Saygı unvanını geri çekerek suretle hakikat arasına çizgi çeker. O gün bu çizgiyi çekenler "marjinal" ilan edildi; bugün çizginin öte yanından koşup gelenlerin çoğu, sanki başından beri oradaymış gibi konuşuyor. Kitabın asıl kavgası, FETÖ kadar, FETÖ sonrasındaki hafıza hırsızlığıyladır.

Zira 15 Temmuz'dan sonra en kolay meslek FETÖ düşmanlığı oldu. Dün kapısında el pençe divân duranlar, bugün en yüksek perdeden hüküm dağıttı. Fakat "Nasıl aldandık, neden sustuk, bu yapı nasıl büyüdü" soruları ortada kaldı. Şükrü Sak'ın öfkesi tam burada keskinleşiyor: Hesap soran çok, hesap veren yok; kahraman çok, nefs muhasebesi yapan yok.

Kitap, 1989 tarihli "Hem Gülen Hem Güldüren" yazısından 1990'ların "Paralel İhanet Çetesi" ve "Tevrat" uyarılarına; 7 Şubat'tan 17-25 Aralık'a, oradan 15 Temmuz'a uzanan bir hat kuruyor.

Önümüze kanaat değil, tarihli kupürler; sonradan üretilmiş sloganlar değil, vaktinde ödenmiş bedeller koyuyor. Bu yüzden eser, yalnız FETÖ'nün bir sicili değil; İslâmcı çevrelerin, medyanın ve siyasetin hafıza imtihanıdır aynı zamanda...

Belgesel yoğunlukla siyasî anlatı temposunu birleştiren Kod Adı: Hocfendi, okuyucuya rahat bir koltuk sunmuyor. Yakasından tutup aynanın önüne getiriyor.