Terörsüz Türkiye'ye doğru

Terörsüz Türkiye perspektifine yönelik çağrının ardından ortaya çıkan tartışmaların iki açıdan sorunlu olduğu görülmektedir. Birincisi, sürecin ne olduğunun anlaşılmaması. Terörsüz Türkiye deklarasyonu süreci, doğrudan örgüt lideri aracılığıyla yapılacak çağrı sonrası terör örgütünün kendisini tasfiye etmesi beklentisidir. Bu beklentinin gerçekleşmesi, örgütün vesayetindeki siyaset alanını demokratikleştirerek genişletecek ve örgütün koşulsuz biçimde silahları bırakmasını sağlayacaktır. Bu noktada, çeşitli çalıştaylar düzeyinde gündem edilen ve süreci bir kimlik sorununa indirgeyerek gündemi bambaşka bir zemine çeken tartışmalar, kendi mecrasında ilerleyen bu sürecin ne olduğunun anlaşılmadığını göstermektedir.

SÜRECİN ANLAMI

Bir diğer sorun ise, çoklu tartışmalar yaparak kronolojinin tekrar hatırlatılması ve bazı alanlarda kat edilen mesafelerin yok sayılarak sürecin yüz yıl öncesinden başlatılmasıdır. Eğer bu alanda elde edilen kazanımlar paranteze alınır ve süreç salt kimlik ve dil tartışmasına indirgenirse, sürece muhalefet eden aktörlerin çekinceleri de artırılmış olur. Bu nedenle, geniş bir mutabakat zemininde çözülmesi murat edilen bu konuda, ihtilafları artıracak tartışmalardan kaçınılması elzemdir. Aksi takdirde, bir yandan Kürtlerin herhangi bir şey almadan bu sürece katılmalarının anlamlı olmadığı noktasındaki tahrikler diğer yandan da geniş toplumsal kesimlerin hassasiyetlerini aşındıracak bir tartışma ortamı süreci bambaşka bir yere götürecektir.

NE YAPMALISürecin başarıya ulaşması ve terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi, sıhhatli bir süreç yönetimi ile mümkün olabilir ancak. O sebeple etnik kimlikçi çerçeve üzerinden süreci sabote etmek isteyen aktörlerin yanı sıra çalıştaylar üzerinden geniş bir cepheye teşmil ederek tartışmanın evrenini genişleten tutumlardan da kaçınılmalı. Hiç kuşkusuz bu teklif, sürecin farklı çerçeveler üzerinden tartışılmasını paranteze almak ve imkan dışı bırakmak anlamına gelmiyor. Türkiye'nin mevcut ve bazı kronik sorunlarının çoğulcu bir müzakere yöntemiyle tartışılması her zaman mümkün. Ama