Epstein belgeleri ve akademik apartheid

Epstein ile ilgili belgelerin ayrıntılarında en fazla dikkat çeken hususlardan biri de İsrail lobisinin muhtelif alanlarda çalışma stratejisi. Bu konuya dair yazdığım ilk yazıda, (Trump Siyasetinde Epstein Gölgesi) Epstein'in kişisel ilişkilerle ABD siyasetine nasıl sızdığını ve ABD'nin İsrail lehine politikalar üretebilmesi adına ne tür angajmanlar geliştirdiğini analiz etmiştim. Özellikle Steve Bannon ve Ehud Barak ile kurulan yakınlıklar, Trump'ın ilk döneminde açık biçimde gözlemlenen bir ilişki ağına işaret ederek bu yapının nasıl çalıştığını gösteriyor. ABD'nin İran ve İsrail politikaları başta olmak üzere küre ölçeğinde İsrail lobisinin etkisi de bu yazışmalarda çok açık biçimde görülüyor.

Belgelerde dikkat çeken ve geriye doğru daha iyi analiz yapabilmemizi sağlayan bir diğer konu da İsrail lobisinin akademik dünyada uyguladığı psikolojik şiddet ve ayrımcı kültür. Lobinin, İsrail aleyhine oluşabilecek her türlü tedirginliği/karşıtlığı izale ettiğini görebiliyoruz. Özellikle bağışçılar üzerinden yöneticilerin etki altına alındığı ve bazı isimlerin üniversitelerde ne tür baskılara muhatap oldukları artık daha iyi bilinen bir gerçek. 7 Ekim sonrasında çok daha açık bir şekilde görünür olan lobi etkisi, ABD'de yeni bir MacCartist dalga oluşmasında önemli derecede etkili olmuştur. 2000'li yılların başında Edward Said'in Columbia'da yaşadığı zorluklar 2002 yılında Daniel Pipes gibi isimlerin de etkisiyle gündeme gelen David Project ile başka bir aşamaya geçmiş ve üniversitelerde Filistin'i destekleyen akademisyenlere yönelik cadı avı başlatılmıştır.

DERSHOWİTZ GÖLGESİ

Yazışma ve belgelerde akademi ve hukuk ilişkisinin boyutlarına dair analiz yapabilmemizi temin eden önemli isimlerden biri de Alan Dershowitz. Epstein'in özellikle Dershowitz ile yakın ilişkisi, bir avukatlıktan ziyade hukuk müessesesinin işleyişini de göstermektedir. Nitekim Dershowitz, 2000'lerin ortasında Florida'daki soruşturmalarda Epstein'in avukatlığını yapmış ve cinsel saldırı suçlarından kurtarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Hukuk bürokrasisindeki network üzerinden Epstein'i aklamaya dönük bir politika izleyen Dershowitz aynı dönemde İsrail lobisinin Epstein lehine izlediği siyasete de ışık tutmaktadır.

FİNKELSTEİN VE DERSHOWİTZ

Dershowitz'in bir diğer marifeti de akademide İsrail'in soykırım suçları ve Nekbe'den bu yana yaptıklarına eleştirel biçimde bakan akademisyenlere yönelik kamusal ve kurumsal baskı oluşturmak. Dershowitz ile sıcak çatışmaya giren ve Dershowitz'in adete İsrail'i aklama adına yazdığı "The Case for Israel" başlıklı kitaba eleştirel bir tavır alan Normal Finkelstein'in hayat hikayesi bu anlamda dikkate değer. Yahudi bir aileye mensup olmasına rağmen İsrail'in Filistin'de açık ve sistematik bir soykırım işlediğini düşünen Finkelstein, bu düşüncelerinden sonra İsrail lobisinin radarına girmiş ve akademideki görevi başta olmak üzere birçok alanda ayrımcılığa uğramıştır.