Geçen günlerde bu satırlarda uzun uzadıya yazmıştım Cafer Mahiroğlu hikayesini. Hem de o mahallenin yazarı-çizeri, gazetecisi, siyasetçisinin ağzından. Kimler yoktu ki, neler demiyorlardı ki
Yılmaz Özdil, Ali Haydar Fırat, Serdar Akinan, Kemal Kılıçdaroğlu, Eren Erdem, Enver Aysever, Fırat Yeşilpınar ve dahası...
Yolsuzluk, rüşvet, kara para, tehdit ve dahası...
Vaktiyle CHP'ye şimdilerde Yeni Parti'ye kesilen faturalar...
CHP'li belediye başkanlarına yönelik tehditler...
Ne ararsanız
İşte Cafer'in suç aletine dönüştürdüğü Halk TV'ye kayyum atandı.
Özgür Özel ve partisi bu işe çok ama çok bozuldu. Ve Özgür Özel'den 'beklenen' açıklama tam da İmamoğlu için yolun sonu gözükmüşken geldi. Hazır Fransa alev alev yanıyorken, İspanya sokaklara dökülmüşken...
Ateşi Türkiye'ye sıçratabilmek için Özgür Özel tehlikeli bir şey denemeye kalkıştı. Tam da Sarıgüller'in dosyası patlamışken. Tam da Sarıgül'e niçin sahip çıkıyorsunuz eleştirileri yükselirken. Tam da Özgür Özel'in, Veli Ağbaba'nın, Ali Mahir'in dokunulmazlık dosyaları konuşulurken...
Tam da fon krizi tartışılırken...
Özgür Özel Cafer için kitlesini sokağa davet etti. 'Halk TV'ye sahip çık' diyerek Türkiye'ye çağrı yaptı. Gezi benzeri bir iş için hem de böylesi bir ortamda hem de etrafımız zaten yangın yeriyken...
Tam da Libya Temsilciler Meclisi 'nin Türkiye ile deniz yetki sahası anlaşmasını onayladığı gün.

1