Ne kitle ama

Valinin giydiği tayta kafayı taktılar. Aslında doğru bir eleştiriydi. Tayt vali beye hiç yakışmamıştı, neyse! Sonra vali görevden alınınca bu kez de vali beyin taytına sahip çıktılar.

Yeni vali geldi onu da çorapsız ayakkabı giymekle suçladılar. Sonra öğrendik ki vali bey sağlık sorunları nedeniyle varis çorabı giyiyormuş.

Haluk Levent'e de Oğuzhan Uğur'a da sahip çıkmışlardı. Kahraman ilan etmişlerdi.

Muharrem İnce'ye de Kemal Kılıçdaroğlu'na da...

Sonra bir sabah uyandılar ne Haluk kaldı ne Kemal...

Kimini hain, kimini Erdoğan'ın adamı, kimini kumarbaz, kimini hokkabaz ilan ettiler. Özkan Yalım'a da sahip çıkmışlardı, Muhittin Böcek'e de...

Sonra bir sabah uyandılar birini arsız, öbürünü ahlaksız ilan ettiler.

CHP Atatürk'ün partisiydi, baba ocağıydı... Bir gecede 'yeni parti' yi kurdular. 'Yeni Rakı'yla da kutlayacaklar.

Müthiş konforlu bir alandalar. Bugün ne söyledikleri, neyi savundukları, ne yaptıkları hiç önemli değil. Yarın yeni bir söylemle dün hiç yaşanmamış gibi davranabiliyorlar. Bunların yazarı çizeri, gazetecisi, sanatçısı da aynı.

Oğuzhan Uğur tutuklandı. Haluk Levent de. Dün bunlar için söylediklerini bir gecede unutular. Milleti bunların peşine takan kendileri değilmişçesine 'devlet AHBAP/BABALA'nın para toplamasına niçin müsaade etti' demeye başladılar.

Nevşin'i Ruşen'i, Fatih'i Gülben'i, Gökhan'ı Özlem'i... Alayı!

Yahu insanda azıcık da olsa bir utanma olmaz mı Yok arkadaş! Bunlarda ne utanma var ne sıkılma!

Oğuzhan Uğur 'Haluk'un yardım paralarıyla kumar oynadığını öğrenince ondan uzaklaştım' demiş. Ama çıkıp da '