Doğruyu söylemek gerekirse çok izlenen bir diziydi! Sezon boyunca kitleleri ekranlara kilitledi.
Aşklar, aldatmalar, entrikalar...
Örgütler, polisler, hakimler, savcılar...
Dizinin bütçesi de fenaydı! On milyarlarca lira harcandı.
Ya kullanılan mekanlar Tek kelime olağanüstüydü! Oteller, yatlar, villalar, özel jetler...
Oyuncular da mükemmeldi, istisnaları da vardı tabi ki. Mesela Mahmut Tanal ve Cemal Enginyurt kötü seçilmiş figüranlardı.
Özgür Özel bütün dizi boyunca iyi rol çıkardı. Hele ki final sahnesinde. TOMA'nın üzerinde sol el havada verdiği o poz çok etkileyiciydi! Ali Mahir'in oyunculuk başarısı inişli çıkışlıydı. Hatta uzun süre dizide hiç gözükmedi. Seyirci sorup durdu
Senaristin aynı zamanda dizide oyuncu olarak yer alması da eşine az rastlanır türdendi. Ama ne yalan diyeyim senaristin oynadığı mahkeme sahnelerinde inandırıcılığı çok zayıftı. Zaten dizinin o kısımları pek ilgi görmedi. Reytingi de düşürdü.
Veli Ağbaba da dizide iyi iş çıkardı. Sinirlenme sahneleri, beddua seansları müthişti!
Dizide heyecanı doruğa taşıran sahneyi hatırlayın lütfen. Hani şu Özkan Yalım'ın otel odasının kapısında havluyla göründüğü sahne. Heyecan, gerilim ondan sonra zirve yaptı zaten.
Dizinin ilk bölümleri bile heyecanlıydı. Pavyonlardaki delege pazarlıkları, sırtından hançerlenen genel başkan, paranın gücü...
Dizideki gazeteciler biraz can sıkıcıydı. Hırsızlığı, ahlaksızlığı savunan gazeteci mi olur 'Borsa düşmüyor' diye zırlayan, Özkan Yalım'ı sahip çıkan...
Hasbi Dede'yi rakip partinin belediye başkanıymış gibi gösteren...
Hangi birini sayayım
Öyle gazeteci mi olur
O sahneler gazetecilik mesleğine hakaretti doğrusu.
Neyse...

10