Kemal Bey, Sarıgül'ü Özgür Özel'e nasıl iteledi

Mustafa Sarıgül ve ailesi etrafında açılan soruşturma, ortaya saçılan kara para iddiaları ve kirli ilişkiler ağıyla en büyük şoku herhalde Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üzerinde yarattı. Ortada artık ne savunulacak ne de sahip çıkılacak bir Sarıgül portresi var. Yeni Parti, vitrinindeki isimlerinden birini ilk kez savunmaya yanaşmıyor; soruşturmayı sessizce izliyor.

Oysa Özgür Özel ve çevresi, Sarıgül Kemal Kılıçdaroğlu CHP'sinden ayrılarak Yeni Parti'ye geçtiğinde "büyük bir zafer" kazandıklarını düşünmüş, tebrik sırasına girmişti. Sarıgül de bu geçişle Yeni Parti nezdinde ciddi bir itibar kazanmıştı. Şimdi ise o itibar, Özgür Özel'in elinde patlamış durumda.

Bu tablo, Özgür Özel'in Kemal Kılıçdaroğlu'na kıyasla genel başkanlık ve siyasi liderlikte ne kadar "çömez" kaldığını çok net gösteriyor. Özel ve ekibinin gözden kaçırdığı asıl gerçek şuydu: Kemal Kılıçdaroğlu, Sarıgül'ü el altından kendilerinden uzaklaştırmıştı. Sarıgül'ün niyeti aslında CHP'de kalmak, Kılıçdaroğlu'nun koruması altına girmekti. Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturduğunda Sarıgül onun kapısını aşındırmış, randevu talep etmişti. Kılıçdaroğlu ise randevuyu erteledi, "beklesin" mesajı verdi. Yanında tanınmış isimlere ihtiyacı olduğu halde Sarıgül'ü yanına yaklaştırmadı.

Çünkü Sarıgül dosyasına yıllar öncesinden vakıftı; çevirdiği dolapları, riskleri ondan daha iyi bilen neredeyse kimse yoktu. Yüz vermeyerek, Sarıgül'ün Özgür Özel'e gitmesinin yolunu açtı. Yeni Parti, Sarıgül'ün kendi partilerine geçişini "başarı" olarak değerlendirdi. Hatalarını anladıklarında çok geçti.