Birkaç sene sonra yarım asır olacak. Dile kolay 50 koca yıl. Enteresan, mide bulandıran ve dahi ürkütücü bir elli yıl.
Hikaye Şişli'de başlıyor.
Kahramanı Mustafa Sarıgül!
Yıl 1980!
Mustafa Sarıgül'ün ilk eşinden kayınpederi Abdurrahman Köksaloğlu Şişli'de kendi işyerinde uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürülüyor. Acayip zengin bir adam! Öyle böyle değil.
Bu cinayet sonrası Sarıgül'ün merhum eşi yani Emir Sarıgül'ün annesi Gülsüm Hülya Köksaloğlu'na yüklü bir miras kalıyor. Derken bir süre sonra Gülsüm Hanım kansere yakalanıyor. 1984 yılında Emir Sarıgül daha henüz 3 yaşındayken bu illetten hayatını kaybediyor.
Gülsüm Hanım da geriye, bugünün parasıyla, tahminen 3 milyar lira gibi acayip bir miras bırakıyor. Kime Dörtte üçü oğlu Emir Sarıgül'e, dörtte biri de Mustafa Sarıgül'e. Emir üç yaşında olduğu için o miras 18 yaşına gelinceye kadar babada kalıyor. Emir 18 oluyor, 20 oluyor, 30 oluyor ama miras bir türlü Emir'e devredilmiyor.
1993 yılında Mustafa Sarıgül Aylin Kotil'le evleniyor ve bu evlilikten de Ömer isimli bir oğlu dünyaya geliyor. Bu süreçte Emir evden ayrılıp babaannesinin evine yerleşiyor.
Birkaç yıl önce bu miras meselesi yine gündeme geliyor. Emir Sarıgül bu kez kendi kızlarıyla birlikte babasının kapısını çalıp 'artık bu mirası devredelim' diyor. Baba 'tamam' diyor.
Çok değerli 5 taşınmazın devri için kağıt üzerinde bir sözleşme imzalanıyor. Emir Sarıgül işi sağlama almak için bir de 50 milyon dolarlık senet alıyor babasından. Olur da devredilmezse diye.

10