Gecenin bir vakti, gizlice, kapalı olan okulun duvarlarını aşıp içeri girmişler. İki kişiler. Hedeflerinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin var. Çünkü sabahında Tekin, söz konusu o okulu ziyaret edecek. O pankartın o okula asılması gerekiyor. Okul, Kadıköy Lisesi.
Ne büyük fedakarlık değil mi
Biri Galatasaray, diğeri de İstanbul Üniversitesi öğrencisi! Liseli değiller, Kadıköy Lisesi'nden hiç değiller! Üniversiteliler.
İkisi de TİP üyesi!
'Bize gelecek yoksa sana da huzur yok Yusuf Tekin' demişler.
Polis bu iki genci tespit edip yakalamış. Mahkeme de tutuklamış!
Deniyor ki şimdi 'ne yapmış bu gençler'
'Ne yaptılar da tutuklandılar'
'Protesto etmenin nesi suç'
Ne yalan söyleyeyim benim de kulağıma hoş geliyor! Nedir yani Bırakın gençler dilediği gibi protesto gösterisi yapsın, slogan atsın, eleştirsin! Tutuklamak da nedir Birinin annesi bir televizyon kanalına bağlanıp o da aynı bu cümleleri kurdu. Annedir; evladı için her şeyi söyler, yapar.
Bu iki gence gelince! Pankartı astılar, bir de tutuklandılar. Şimdi kendilerini kahraman zannediyorlar. Hem onlara hem ailesine mebzul miktarda 'gaz' veren mevcut zaten. Haber oldular, birtakım siyasi, destek açıklaması yaptı. Onlarca avukat davalarına gönüllü müdahil oldu.
Şimdi sırada ikinci aşama var!
Bu iki genç kardeşimiz kendilerini kahraman zannediyor ya hani; yetmez! Onun gibi yüzlercesinin, binlercesinin de aynı kanaatte olması gerek. Ülke genelinde dalga dalga yayılan protestolara ihtiyaç var. 'Hak hukuk adalet' sloganlarıyla inlemeli ortalık.

14