Serengeti'nin vahşi doğasında çekilen bir belgesel gibiydi.
'Yaşlı aslan' artık sürüde istenmiyordu...
Genç aslanın kuvvetli pençe darbeleriyle oracıktan uzaklaştırılan yaşlı aslan bu kez sırtlanların arasına düşüyordu...
Az ileride büyükçe bir kayanın üzerine pusmuş hırsız akbaba, olanı biteni kendi hesabına sessizce izliyordu...
O ara sırtlanlar çıkardıkları can sıkıcı seslerle yaşlı aslanı iyice çembere almıştı...
Tam da böyle bir şeydi izlediğim.
Kemal Kılıçdaroğlu bir tarafta, onu yemek için saf tutmuş gazeteciler etrafında!
Ekrem İmamoğlu da Silivri'den izliyor!
Vahşi doğanın vahşi kuralı belli. Siyasetin kuralı da maalesef farklı değilmiş.
Kemal Bey 'durun biz daha ölmedik, gücüm de yerinde' der gibiydi. Teslim olmadı, kükredi, birkaç pençe darbesi indirdi... Sosyal medya sırtlanları boş durmuyordu tabi. Serengeti'nin vahşi doğasındaki sırtlanları aratmayacak, iğrenç bir o kadar da can sıkıcı sesler çıkarıyorlardı.
CHP yandaşı gazeteci meslektaşlarımızı böylesine saldırganlaştıran duyguyu merak ediyorum doğrusu. Kemal Bey'i çiğ çiğ yiyecek kadar kinlenmenin izahı neydi Dün aynısını Muharrem İnce'ye yapmışlardı. Ondan önce de Kemal Kılıçdaroğlu için Deniz Baykal'a!
Aynı isimler daha dün Kemal Bey'i, Muharrem İnce'yi öve öve bitiremiyorlardı.
Hadi bu meseleyi burada bırakalım bir başka sırtlandan bahsedelim.
Adının önemi yok! İnsana benzemeyen bir yaratığın başörtülüleri hedef alıp '

10