Elde bir tek kupa kaldı

Beşiktaş taraftarı mücadele ve umut istiyor, ama sahadaki oyun planı ve yönetici kararları bunun tam tersi gösteriyor—peki sorun gerçekten yönetimde mi, yoksa takımın bu sezon için gerçekten yapabileceklerinin sınırı mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Beşiktaş'ın Karagümrük maçında gösterdiği oyunun, şampiyonluk hedefinin kaybolmasından çok daha derin bir sorunu yansıttığını savunuyor. Oyuncu seçimlerinden taktik uygulamalara kadar alınan kararları sorguluyor, çünkü taraftar en azından mücadele görmek hakkına sahip. Ama bu yazı, gerçekten tüm sorunun yönetim ve hoca tercihinde mi yoksa takımın gerçek potansiyelinin sınırlarında mı yattığı sorusunu açık bırakıyor.

Bir takımı gerçekten sevebilmek için bazen ondan uzaklaşmak gerekir derler... Bu Beşiktaş'ı izlerken insanın aklına ister istemez bu geliyor. Çünkü bir Beşiktaşlı için sahadaki bu görüntüye katlanmak, futbol sevgisiyle açıklanabilecek bir durum değil. Hele ki Gomez'li, Talisca'lı, Aboubakar'lı, Babel'li, Quaresma'lı günleri görmüş olanlar için bugün izlenen şey futbol değil; hatıralarla kıyaslandığında ağır bir hayal kırıklığı... Karagümrük ligden düşmüş. Normalde bu tür maçlar büyük takımlar için "nefes alma" fırsatıdır. Ama sahaya bakıyorsunuz; rakip planını net koymuş: İki blok halinde dizil, oyunu boz, zaman kazan... Zaten yapabileceklerinin en iyisi bu. Asıl soru şu: Beşiktaş buna ne hazırlamış Kapanan savunmaları açabilen bir oyuncu olan Cherny kulübede, kontratak oyuncusu Bilal sahada... Bu tercih bile başlı başına bir oyun planı sorgulamasıdır. Orkun sola bakıyor; hareket yok. Sağa dönüyor; organizasyon yok. Topu alan geri oynuyor, ileriye giden top ya eziliyor ya kayboluyor. Koreli Oh ise kalabalıkların içinde kaybolmuş bir yalnızlık hikâyesi... Bir oyuncuyu bu kadar yalnız bırakıyorsanız, sorun oyuncuda değil, düzendedir. Evet, şampiyonluk çoktan gitti. Avrupa hedefi zaten sezon başından beri gerçekçi değildi. Elde bir tek Kupa kaldı. Ama mesele sadece hedefler mi Bu taraftar aylarca sabretti. Karşılığında en azından mücadele, istek ve biraz da umut görmek istemek çok mu Görünen o ki ne kenar yönetiminin ne de sahadaki oyuncuların böyle bir derdi var. Ah Sergen ah... Bir inat uğruna hem takımı aşağı çektin hem de kendini tartışılır hâle getirdin. Yazık ettin... Çok yazık ettin... Sen olduğun müddetçe Beşiktaş'ı uzaktan sevmek, aşkların en güzeli galiba...