Turgay Demir

Fotomaç

Yanlıştan dönünce

Beşiktaş, Malmö karşısında ilk yarıda ne yaptığını bilemez bir haldeydi. Siyah-Beyazlı oyuncular adeta ayakkabılarını ters giymiş gibiydiler. Bunun temel sebebi alışık olduğumuz üzere teknik patron Giovanni'nin yanlış oyuncu seçimleri ve komik taktiğiydi. Yanlış oyuncu seçiminin başında Joe Mario geliyor. Hangi yeteneğini, kim, nerede görmüş de he

Beşiktaş'ı bitirecek!

Geçen sezon başında Ahmet Nur Çebi'yi, İsmael konusunda, "Valerien'i derhal göndermezsen sen de büyük sıkıntı yaşarsın" diye uyarmıştım. Başkan inanmadı, sezona İsmael'le başladı ve sezonu heba etti. Sonra kendisi de nasıl gitti biliyorsunuz. Lafı, evelemeden, gevelemeden söylüyorum; Hasan Arat, Gio ile devam ederse Çebi'den daha kötü şekilde gide

Muhteşem Gio

Beşiktaş, yürüyen bir Galatasaray'dan iki gol yiyerek derbiden puansız ayrıldıysa bunun en büyük sorumlusu inatçı, hayalperest Giovanni Van Brocnkhorst'tur... Sezon başından bu yana, özel maçlar ve Avrupa arenası dahil, iki kanatta, Muçi, Semih, Joe, Rashica, Bahtiyar hatta Rafa Silva'yı denemesine rağmen, bu kanatların en önemli oyuncusu Can Kele

Mahşer'in 4 atlısı!

Anadolu'nun kuytu bir köşesinde hangi temiz kalpli vatandaşımız dua etti de kabul oldu bilmiyorum ama o her kimse Allah ondan razı olsun!.. Çünkü Van Bronckhorst'un bunca hatasına, Muçi, Joao Mario ve Ndour'un silik oyunlarına, sağ kanada çekildiği için etkisiz eleman haline gelen Rafa'nın çaresizliğine rağmen yedi net pozisyon verip, hiç gol yeme

Gri pantolon, lacivert hırka!

Koyu gri pantolon üzerine lacivert hırka giyen karizmatik (!) bir teknik direktörü var Beşiktaş'ın!.. Kadroları, oyuna müdahaleleri gibi kıyafet seçimi de ezbere dayanıyor besbelli. Konyaspor vasat bir takım.. Buna rağmen maç içinde skora ve sahadaki görüntüye göre tam beş kez müdahale etti kenar yönetimi... Bir şeyleri değiştirmeye çalıştı. Öte y

Ohhh be!..

Savunma arkasına atılan uzun topta Abdülkerim, rakibiyle bire bir başladığı koşuda, bir an soldan sağa geçmeye kalkınca ritmi bozuldu ve Oscarsson yaklaşık 60 metre sürdüğü topu ağlarımıza gönderdi... Neresinden baksan dramatik bir goldü. Hava buz, biz buzdan da buz olduk bir anda. Açıkçası ilk yarı sonuna kadar şoku atlatamadık. İkinci yarıda ise

Saplantılı GİO

Futbol denen oyun icat edildiğinden bu yana on binlerce teknik adam gelip geçmiştir. Biz dünyalılar ise bunların sadece birkaç yüz tanesinin isimlerini duyduk. Neden mi deriniz Nedeni basit, kim, elindeki kadronun gerçeklerine göre hareket edip bilgisini bu yönde kullandıysa suyun üzerine çıktı, kim, ön yargılarının esiri olduysa kaybolup gitti. B

Gio hoca değil!

Türkiye'de zordur bu işler. Bir teknik adamın ne kadar sıradan olduğunu anlatabilmen için ligde (Avrupa önemli değil) mutlaka puan kaybetmesi gerekir. Kaybetmediği müddetçe kimse yaptıklarını sorgulamaz. Düşünün Beşiktaş yönetiminde Feyyaz Uçar. Samet Aybaba gibi iki önemli futbol insanı var ve Gio'nun ne kadar saçmaladığını görmemek için çaba har

Valerion Gio

Beşiktaş kadrosunda sol kanatta oynayabilecek, gerektiğinde savunmaya katkı verip, yeri geldiğinde isabetli şut atacak tek oyuncu Can Keleş... İşin ilginç yanı Gio, Can dışında herkesi orada oynattı, bir onu oynatmadı. Bir başka kadro gerçeği de şu; Al Musrati ya da Gedson'dan biri şu ya da bu sebeple oynamıyorsa yerlerine oynayacak ilk oyuncu Sal

Turkish futbol müthiş!

Bilal topu aut noktasına koymuş, Kartal Kayra'ya pas veriyor, Kartal elle dokunup topun yerini değiştiriyor ve aut kullanıyor! Penaltı yok devam!.. Nereden baksan müthiş kere müthiş! İmmobile ceza sahasına girmiş, Attamah sırtına binmiş, Atilla Karaoğlan devam ettirmiş!. Peki tüm bunlar yetmiş mi, yetmemiş... Beşiktaşlı Felix, Paulista'ya faul yap