Varlık 93 yaşında

Yaşar Nabi Nayır'ın kültür hayatımıza en büyük katkısı elbette Varlık'tır. Varlık dergisi, 1933 senesinde Ankara'da II. Evkaf Apartmanı'nda ilk defa ortaya çıkarken 93 yıldır da aralıksız yayımlanmaya devam eder. Yaşar Nabi, Varlık'ın doğuşunu şöyle anlatır bizlere:

"1933'de yedek subay olarak terhis edildikten sonra Merkez Bankası'nda görev alarak Ankara'ya taşınmıştım. Aylardan mayıs. O sıra Nahit Sırrı, Millî Eğitim Bakanlığı mütercimi, Sabri Esat da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmen olarak bulunuyorlardı. Evkaf Apartmanı'ndaki bekar odamda kafa kafaya verdik. (...) Nahit Sırrı epey yardım sağlayabileceğine inanıyordu. Halk Partisi'nin kültür işlerine bakan Necip Ali'ye gittik. Bizi teşvik etti. Hakimiyeti Milliye Matbaası müdürü Kemal Turan'a da bir tavsiye mektubu yazdı. Uygun şartlarda basılma imkânı bulundu. 15 Temmuz 1933'de (benim verdiğim adla) Varlık'ın ilk sayısı basılıp çıktı." (1)

*15 Temmuz 1933 tarihinde ilk defa yayınlanan Varlık dergisi

Varlık, dönemin edebiyatçılarını sayfalarında ağırlar. Cahit Sıtkı Tarancı'dan Ahmet Hamdi Tanpınar'a, Behçet Kemal ağlar'dan Ahmet Muhip Dıranas'a kadar geniş bir yelpazede, farklı şiir anlayışlarını benimsemiş olan şairler aynı sayfalarda bir araya gelir. Nurullah Ataç'ın ifadesiyle Varlık hem devrimin hem yeniliğin hem de hürriyetin dergisi olur. (2) Bu yeniliğin en somut örneği ise Garip hareketine verdiği katkıdır. Orhan Velilerin ilk şiirleri Varlık'ta yayımlanırken Garip hareketini Türkiye'ye Varlık tanıtır.

Varlık, 15 Temmuz 1933 günü ilk kez yayımlanırken Sait Faik, Sabahattin Ali gibi hikayecilere de kucak açar; Reşat Nuri'nin, Yakup Kadri'nin piyesleri yine Varlık'ta neşredilir, Mahmut Makal gibi Köy Enstitülerinde yetişen isimlerin yazıları yine bu dergide ilk defa okuyucu ile buluşur.

*Yaşar Nabi Nayır

IKIŞ AMACI

Varlık, "Memlekette bir tek hakikî sanat mecmuası yok!" diyerek, bir boşluğu doldurma gayesiyle ortaya çıkar, ilk sayısında amacını da şöyle belirtir: "...Varlık, Cumhuriyeti en büyüğümüzden emanet alan bir Türk gençliğinin, yaratıcı bir inkılâp neslinin sanat sahasında da var olduğunu göstermek ve onun için çalışmak istiyor. (...) Yeter ki biz, inandığımız ve bildiğimiz memleket davasına en küçük bir hizmette bulunmuş olalım. Varlık'ın bir de iddiası vardır. Mecmuamız Türk edebiyatının bugün en olgun ve erişkin devresinde neşredeceği eserlerle ispat edecektir."

Ayrıca Atatürk'ün dil hareketine de destek verdiğini yine ilk sayısında açıklar. Yazarlarına mümkün olduğu kadar öz Türkçe yazmalarını rica ederken dil hareketleri için yazılacak yazılara da sayfalarını daima açık tutacağını söyler.

YAYINEVİ KURULUYOR

1946 senesinde Hasan- Âli Yücel'in istifasının ardından Reşat Şemsettin Sirer'in bakanlığa getirilmesiyle Tercüme Bürosu'nda bir yaprak dökümü yaşanır. Bu süreçte Yaşar Nabi de aynı yıl İstanbul'a taşınarak Varlık Yayınları'nı kurar. Varlık, yıllar boyu hem dergi hem yayınevi olarak varlığını sürdürürken Türk edebiyatına da yeni isimler kazandırır. Reşat Nuri de Varlık'ın kuruluşunun yirminci yılı dolayısıyla kaleme aldığı yazısında bu özel dergiyi bir edebiyat hareketinin öncüsü olarak görür. Varlık'a özel bir anlam biçer. 1800'lerin sonunda Edebiyât-ı Cedîde topluluğunun yayın organı olan Servet-i Fünun dergisi gibi Varlık'ın da yenileşme hareketinin öncüsü olduğunu ve bir misyonu olduğunu belirtir. "Varlık edebiyatı" adıyla bir edebiyat hareketinin ileride literatüre girmesi gerektiğini ifade eder.