Bandırma Vapuru'nun fotoğrafı

1 Temmuz 1927... Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal savaşın kazanılmasının ardından ilk kez İstanbul'a gelmiştir. Coşkuyla karşılanmış, aklına düşmüştür o an ve sormuştur "Bandırma Vapuru nerede". Malum, Bandırma Vapuru Kemal Paşa'yı Samsun'a taşımıştır. Zaman içinde yaşadığı arızanın ardından Denizcilik İdare Meclisi'nin 5 Kasım 1925 günü aldığı 355 sayılı kararı ile hizmet dışı bırakılarak Haliç'te faaliyet gösteren İlhami Söker'in Gemi Söküm Tersanesi'ne satılmış, bir ay içinde de söküm gerçekleşmiştir.

1933 senesinde Ankara'da İnkılap Müzesi kurulmak istenirken Halkevi Başkanı Nafi Atuf (Kansu) Bey Bandırma'nın izini sürmüş, vapura ait resmi evrakın, fotoğrafların, vapurun planının açılacak müzede toplanmasını istemiştir. Bu iş için de Halkevinin Müze ve Sergi Şubesinden Selim Bey'i görevlendirmiştir. Seyr-i Sefain İdaresi İdaresi ile yazışmalar yapılmış, kurum müdürü Sadettin Bey sökümden geriye yalnızca bir pirinç helvası kaldığını, onun da yeni alınan ve "Bandırma" adı verilen bir vapura konulduğunu resmi yazı ile 6 Ağustos 1933 günü bildirmiştir. Resmi yazının içerisinde Nafi Bey'in talebine ilişkin "Geminin plan veya resmine maalesef tesadüf edilememiş ve edilen taharriyata rağmen bir modeli bulunamamıştır" denilmiştir. 1957 senesinde ise dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar Bandırma'nın bir maketinin yapılarak müzeye dönüştürülmesi için adım atmışsa da vapurun planlarına ulaşılamamıştır. (1)

*1957 senesinde Bandırma Vapuru'nun müze olması için yapılan yazışma, Devlet Arşivleri: BCA.030.01.0.0.41.244.18.

VAPURUN KAPTANI ANLATIYOR

Dönem içinde nedense Bandırma Vapuru'na ilişkin yanlış bir kanı oluşmuştur. Kaptanının tecrübesiz ve vapurun da pusulasız olduğu iddiası yıllarca konuşulmuştur. Oysa ki Bandırma Vapuru dönem için şartları karşılayabilecek bir yük/yolcu vapuru olmuştur.

19 Mayıs 1937 günü Ulus gazetesinde vapurun kaptanı İsmail Hakkı (Durusu) Bey ile bir röportaj yapılarak Bandırma'yı anlatması istenmiştir. Günümüzde zihinlerden silinmeye yüz tutan o röportajda İsmail Hakkı Bey şu bilgileri vermiştir:

"...Hareketimizden bir gün evvel Paşa beni İdare'den Harbiye'deki dairesine çağırtmıştı. Gittim ve kabul buyuruldum. Sureti hareketimize dair bir takım izahatta bulundular. Lazım gelen cevapları verdim. Ertesi gün hareket edileceğini ve geminin hazır bulundurulmasını emir buyurdular. Gerçekten o gün gemiye öğlende teşrif ettiler. Kontrol heyeti geldi. Hemen hareket edebileceğimizi söylediler. Derhal hareket ettik. Boğazdan çıkarken müthiş bir fırtınanın icrayı hüküm etmekte olduğunu gördük. Ne kadar şiddetli olursa olsun yolumuza devam etme kararı vermiştik. Maiyetlerindeki zevattı bittabi deniz tutuyor, herkes birer birer kamaralarında yatıyordu. Mamafih Paşa kıç taraftaki köşkte bir köşkte bir köşeye dayanmış oturmakta ve kendilerinde yaradılıştan dolayı var olan insanüstü izleri olarak usanmadan ve sürekli bir düşünme içerisinde bulunmaktaydılar. (2) Son süratimiz olan yedi mil ile Karadeniz'in amansız dalgaları arasında yuvarlana yuvarlana İnebolu ve Sinop'a uğrayarak bin bir türlü müşkülat içerisinde bir gün şafak vakti Samsun'a vardık."

*19.5.1937, Ulus gazetesi.

Vapurdaki kişiler ve sayıları konusunda geçtiğimiz yıllarda Fethi Tevetoğlu bir çalışma yapmıştır. Murat Bardakçı'nın birkaç sene önce yayımladığı ilgili kitabında ise yeni belgeler sunulmuş ve bu belgeler ışığında vapurdaki kişiler şöyle güncellenmiştir: Mustafa Kemal Paşa dâhil olmak üzere müfettişlik heyeti 23 kişi, astsubay – er – erbaşlar 25 kişi, Sivas'taki 3. Kolordu'da görevlendirilen Refet (Bele) 1 kişi, Bandırma mürettebatı 25 kişi, siviller 5 kişi olmak üzere toplamda 79 kişi vapurda yer almıştır. (3)

OSMAN ÖNDEŞ'İN BULDUĞU FOTOĞRAF VE BELGELER

Denizcilik tarihi ve birçok alanda araştırmalar yapan Osman Öndeş, Bandırma Vapuru'nun kapsamlı mürettebat listesini geçtiğimiz yıllarda makalelerinde yayımlamış ayrıca yurt dışında da çalışmalar yürütmüştür. İngiliz Deniz Ticaret Yıllıkları Arşivinde; Scotland/ Clyde Built Ships & Shipbuilding arşivindeki araştırmasında Bandırma Vapuru'nun tarihçesine ilişkin somut veriler ortaya çıkmıştır. Vapurun geçmişi incelendiğinde Bandırma Vapuru 1878 tarihinde 'Trocadero' adıyla Hugh Maclntyre & Co şirketi tarafından İskoçya'daki Phoenix Works Tersanesi'nde buharlı bir yük/yolcu gemisi olarak 21 kızak numarasıyla inşa edilmiştir. Trocadero'nun ilk sahibi de Dousey and Robinson şirketi olmuş, vapur önce 1879'da W. H. Sollas firmasına satılmıştır. Sonra da 1885 senesinde Yunan armatör H. Psicha tarafından satın alınmıştır. Adı da Yunanca "dalga" manasına gelen "Kymi" olarak değiştirilmiştir. Öndeş, Kymi'nin fotoğrafını yurt dışı arşivlerinde tespit etmiş ve 12 Aralık 1891 günü Erdek'te karaya oturduğu zaman çekilen bu fotoğrafı 2021 senesinde bir makalede yayımlamıştır. Fotoğraf Bandırma Vapuru'nun bilinen ilk fotoğrafı olarak da kayıtlara geçmiştir.

*12 Aralık 1891 Kymi Erdek'te karaya oturduğunda çekilen fotoğraf.

Kymi, birkaç kez el değiştirdikten sonra 1893 senesinde Dandelos Kardeşler tarafından satın alınmış, adı "Panderma" olarak değiştirilmiştir. Vapur, 1894 senesinde Rama P. Derasmo tarafından satın alınmış, 1895 senesinde de İdare-i Mahsusa bu vapuru envanterine katmıştır. 1914 yılına gelindiğinde Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi'ne devredilen vapurun adı 1917 yılında "Bandırma" olarak değiştirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa'yı Samsun'a götürdükten sonra da posta işlerinde kullanılmıştır. Osman Öndeş ile dün yaptığım görüşmede şu bilgileri paylaşmıştır: