Amanullah Han'ın gözyaşları

Taliban yönetiminin Afganistan genelinde uygulanacak olan yeni kararları gündemi meşgul etmekte. Sözcü, Gazete Oksijen, Halk TV, NTV, Milliyet gibi medya kuruluşunda buna ilişkin haberler yer almakta. Belirtildiği üzere 119 maddelik ceza usulü kanununa göre toplumun; din alimleri, seçkinler, orta sınıf ve alt sınıf olarak dörde ayrıldığı, suç işlenirse statüye göre kişinin yargılanacağı, hükümeti eleştirmenin, dans etmenin, dans edenleri izlemenin de yasaklandığı, kişinin mezhebini terk etmesi halinde cezalandırılacağı kaydedildi. En dikkat çekeni de köleliğin meşrulaştığı, kız çocuklarının da eğitim hakkının elinden alındığı iddiasıydı. Hatta sosyal medyada Afganistan'daki bir okulda "artık okula gelmeyeceksiniz" açıklamasından sonra ağlayan Afgan kızların görüntüleri yer aldı. İnanamadım, inanmak istemedim. Yurt dışı haber sitelerine baktım ve The Guardian'da Gordon Brown'un 29 Ocak 2026 tarihli yazısını okudum. O da benzer bilgiler veriyor, Afganistan'da eğitimden mahrum kalan 2,2 milyon kızdan söz ediyordu. Ayrıca Nazira Rashidi adlı bir Afgan kadının spor salonu işlettiği için hapsedildiğini, BM Afganistan İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Bennett'in çabalarıyla serbest bırakıldığı bilgisi paylaşılıyordu.

*Amanullah Han, eşi Süreyya ile Ankara'da, 20 Mayıs 1928.

"AYDINLANMACI AMANULLAH HAN"

Afganistan'ın bugününü yorumlamak için geçmişe bakmak gerekir. Millî Mücadele yıllarında Afganistan Ankara Hükümeti'ne destek veren ilk ülkelerden olur. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Afganistan'ın gelişimi için öğretmen ve doktor gönderir, Afgan öğrenciler Türkiye'de okur. 1928 senesinde Afgan Kralı Amanullah Han'ın resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi gündeme gelince Ankara'da büyük bir hazırlığa girişilir. İlk defa bir devlet başkanının Türkiye'de ağırlanacak olmasından dolayı bu ziyaret büyük önem taşır. İnşaatı kısa bir süre önce tamamlanan Ankara Palas, ilk konuk olarak Amanullah Han için tahsis edilir.

*Amanullah Han, eşi Süreyya ve Atatürk, Ankara -Mayıs 1928.

20 Mayıs 1928 günü Afgan heyet Ankara'ya ulaşır. Amanullah Han ve eşi Süreyya bizzat Atatürk tarafından istasyonda karşılanır. Marmara Köşkü'nde onuruna yemek verilirken gecenin tanıklarından dönemin Ankara Belediye Başkanı Asaf İlbay Afgan kralın Atatürk devrimlerinden etkilendiğini belirtir. Hatta yemek sırasında Amanullah Han "Gazi Paşa kardeşim, (...) Türkiye'de yaptığınız inkılapların aynısını vücuda getireceğim" cümlesini kurar.

Gazi gülümseyerek "...Afgan halkı, Türk milleti ile mukayese edilemez. (...) Senin milletin, henüz bunları hazmedecek seviyede değildir. Sakın acele etme. Tahtını, saltanatını kaybedersin!" diyerek uyarıda bulunur. Afgan Kral 27 Mayıs 1928 günü Ankara'dan ayrılarak ülkesine döner ve Atatürk devrimlerinin benzerlerini ülkesinde yapmak ister. Fakat halk isyan eder. Kasım 1928'de başlayan ayaklanma sonucu ülke karışır ve Amanullah Han 14 Ocak 1930 günü İtalya'ya kaçmak zorunda kalır.

*Marmara Köşkü önünde, 25 Şubat 1930.

"ANKARA'YA İKİNCİ GELİŞİ"

Amanullah Han, 24 Şubat 1930 günü İstanbul'a gelir ve yaptığı devrimleri savunarak Hakimiyet-i Milliye gazetesine şöyle bir demeç verir:

"...henüz yüzleri açılmayan kadınlara diğer kardeşleri gibi yüzlerini açmalarını söylediğim dakikada düşmanlarım bundan istifade ettiler. Kız mektepleri yeni açılmış değildi, öteden beri açılmıştı. Ben çoğaltmak istedim. Şimdi hepsini kapattılar."

25 Şubat 1930 günü Amanullah Han İstanbul'dan Ankara'ya trenle gelir. Yine devlet başkanıymış gibi saygıyla karşılanır. Atatürk'ün hizmetinde bulunan Cemal Granda'nın anılarında geçtiği üzere devrik Afgan Kral ankaya'da ağırlanır, büyük bir üzüntüyle gözyaşı döker. Granda o geceyi şöyle anlatır: "Afgan Kral hem ağlıyor hem de Atatürk'e bakarak üzüntüsünü açığa vuruyordu."