Yazar, 1 Mayıs'ın Türkiye'deki kanlı geçmişinden yola çıkarak, 2009'da AK Parti Hükümeti'nin bunu resmi tatil yapmasının işçi hareketinin uzun zamanlı talebini yerine getirdiğini savunmaktadır. Bu iddiasını tarihsel arka plan ve diğer iktidarların bu konudaki eylemsizliği ile desteklemektedir. Ancak, alan tartışmalarının ortadan kalkması ve yapılan kutlamaların meşru bir kazanım mı yoksa yönetimsel kontrol altına alınmış bir seremoniye mi dönüştüğü hala sorgulanmaya değer mi?
1 Mayıs 'Emek ve Dayanışma Günü' etkinliklerine sayılı günler kaldı. Emekçinin bayramı olan 1 Mayıslar ülkemizde uzun yıllar kavga ve şiddet görüntülerinin olduğu bir gün olarak akıllarda kaldı. Güvenlik güçleriyle çatışma görüntüleri, kaldırım taşlarıyla işyerlerinin tahrip edilmesi, marjinal sol örgütlerin flamaları nedeniyle emekçilerin önemli bölümü ve milletimizin kahır ekseriyeti 1 Mayıs'a mesafeli durdular. Oysa 1 Mayıs tüm dünyada emekçilerinin beklentilerin ve taleplerinin dile getirildiği, dayanışmanın yaşandığı, insana yakışır işlerin ve insan onuruna yaraşır bir hayatın talep edildiği bir gündür.
1 Mayıs'ın tarihsel arka planına baktığımızda emekçilerin çalışma şartlarının zorluklarına ve çalışma sürelerinin uzunluğuna yaptıkları itirazlar sonucu başlayan mücadeleleri görürüz. Amerika'da işçilerin, günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma süresinin, günlük 8 saate indirilmesi talebiyle 1 Mayıs 1886'da iş bırakmaları sonrası polisle çatışmalar yaşanmıştır. Çatışmalarda 6 işçi ölmüş, 50 işçi ise yaralanmıştır. Eylemlerin büyümesiyle can kayıpları artmış ve işçi liderleri tutuklanmıştır. Bazı işçi liderleri ise idam edilmiştir. Bu olaylar nedeniyle 1 Mayıs önce 2. Enternasyonal'de ve zamanla BM ile ILO tarafından da kabul görerek uluslararası nitelik kazanmıştır.
Bizim tarihimizde ilk 1 Mayıs Osmanlı döneminde 1909'da Üsküp'te, 1910'da ise İstanbul'da kutlanmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1 Mayıs kutlamaları 1924'te yasaklandı. İnönü Hükümeti tarafından 1925'de çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu ile yasak pekiştirildi. Tek parti dönemi boyunca 1 Mayıs yasaklanmıştı. Çok partili hayata geçişle birlikte Menderes 1 Mayıs'ı 1951'de yarım ücretli, 1956'da tam ücretli tatil yapmış ve 1 Mayıs 1960 tarihinde radyodan işçilerin 1 Mayıs'ını tebrik eden ilk Başbakan olmuştur. 27 Mayıs 1960 darbesinden 1975 yılına kadar toplu kutlamalara darbeciler izin vermedi. 1976 yılında ilk kitlesel kutlama yapıldı. Tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçen 1977 yılında emekçiler bir tertiple katledildi. 1979'da İstanbul'da 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı. 1977 yılında yaşanan katliam darbe gerekçelerinden biri olarak kullanıldı. 12 Eylül darbecilerinin yasakladığı 1 Mayıs, Rahmetli Özal'la birlikte açık alanlarda kutlanmaya başlandı. 2009'da Erdoğan Başbakanlığındaki AK Parti Hükümeti tarafından 1 Mayıs resmi tatil ilan edildi.

5