İnsanı insan olmaktan utandıran bir 'Ayı'

Taner Ay
Bugün
9

Budala Kitap, Amerikalı yazar James Oliver Curwood'un 'Ayı'sını harika bir kapak tasarımıyla ve Serkan Toy'un nefis tercümesiyle yayımladı. 'Ayı', insanı insan olmaktan utandıran bir romandır. 'Ayı', kesinlikle son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri, eğer ilk gençlik çağında çocuklarınız varsa, onlara 'Ayı' romanını hediye edin, bu roman çocuklarınızın dünyaya bakışını mutlaka değiştirecektir.

Siirt'te ilkokul üçü ve dördü okurken, en büyük keyfim kocaman bir ekmek dilimine sofralık margarin ve Narince üzümünden Zile'nin tahta pekmezini sürüp, elime Jules Verne'in 'İki Sene Mektep Tatili' veya 'Kahraman Fenerciler' (İyigün Yayınları), Jack London'un 'Kurt Kanı' (Doğan Kardeş Yayınları) ve James Oliver Curwood'un 'Şimal Göçebeleri' (Akba Kitabevi) romanlarını almaktı. Bu romanları belki yirminci okuyuşumdu, ama her defasında sanki ilk defa okuyormuşum duygusunu yaşıyordum.

James Oliver Curwood, bence Amerikan Edebiyatı'nın en büyük isimlerinden biri olmasına rağmen, nedense sonradan birazcık gölgede bırakılmıştır. Jack London'un romanlarında köpeklerin ve kurtların hayaletleri nasıl yeniden vücûd bulmuşlarsa, Curwood'un romanlarında da ayılar sizinle konuşmaya bayılırlar. Bu yüzden 'Şimal Göçebeleri'ndeki ayı yavrusu Nioua'yı hiç unutamadım. Bugün bile ormanlarda ve dağlarda geçen bir macera romanı okumaya kalkışsam, Nioua'yu yanımda küçük burnunu büzerek homurdanırken buluyorum. Bendeki Akba Kitabevi'nin 'Şimal Göçebeleri'nin '43 baskısıydı, dilimize de Mustafa Nihat Özön tercüme etmişti. '43 baskısı bir romanın '65 yılında benim kitaplığıma nasıl girdiğini ise anımsayamıyorum, belki de babamın kitaplığından aşırmıştım. Kitaplığım '65'ten bu yana onlarca defa değişikliğe uğradı, ancak 'Şimal Göçebeleri'ni ve 'Kurt Kanı'nı asla birilerine vermedim. Bendeki aynı baskı 'Kurt Kanı' sayısını söylersem de, Taner Ay kafayı yemiş diye dalga geçersiniz.

Budala Kitap, geçenlerde James Oliver Curwood'un 'Ayı'sını harika bir kapak tasarımıyla ve Serkan Toy'un nefis tercümesiyle yayımlayınca, 'Şimal Göçebeleri'ni de raftan alıp yeniden karıştırdım. Curwood'un 'Ayı'sını ise hep merâk etmiştim, bilhâssa da Richard C. Sarafian'ın 'Vahşi Adam' ve Alejandro G. Innarritu'nun 'Diriliş' filmlerini seyrettiğimde bu merâkımın tavan yaptığını anımsıyorum. Michael Punke'nin Hyperion Kitap'tan çıkan 'Diriliş' romanını nasıl soluk almadan okuyup bitirdiysem, Curwood'un 'Ayı'sını da öyle elimden bırakamadım.

SON YILLARDA OKUDUĞUM EN İYİ ROMANLARDAN BİRİ: Thor ve Muskwa isimli şahsiyet sâhibi ayılarla bir gün ışığı denizinde uyuyan vadide karşılaşacaksınız, ama onları tanıdıkça insan denen yaratığın da nasıl bir hastalık kokusu olduğunu anlayacaksınız. 'Ayı', insanı insan olmaktan utandıran bir romandır. Çünkü, insan kokusuyla birlikte ölüm, Rocky Dağları'nda bir yavru kedinin mırıltıları gibi uyuyan vadiye düşmüştür. Çocukluğunuzda western filmlerinde nasıl kızılderilerinin tarafını tutmuşsanız, inanın, 'Ayı'yı okurken de Thor'un ve Muskwa'nın tarafını tutacaksınız. Sadece siz mi, hayır, Thor'un peşine öldürmek için düşen James Oliver Curwood'un da insan tarafından ayı tarafına geçtiğine tanık olacaksınız.

'Ayı', kesinlikle son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri, eğer ilk gençlik çağında çocuklarınız varsa, onlara 'Ayı' romanını hediye edin, bu roman çocuklarınızın dünyaya bakışını mutlaka değiştirecektir. Budala Kitap'ı 'Ayı' tercihi için tebrik ediyorum, onlardan şimdi de 'Şimal Göçebeleri'nin yeni baskısını bekliyorum.

EDEBİYAT VE SİNEMANIN İÇ İÇE OLDUĞU SAYFALAR