SAVAŞTAN GERİYE...

Savaşlardan geriye nedir kalan Bilen bir adım gelsin beriye de söylesin bize.

Galipler mi, mağluplar mı Bol kazançlı anlaşmalar mı Yeni Dünya düzeni mi Bedeli kanla ödenmiş lakin cetvelle çizilmiş haritalar mı Kim özgürdür savaşlardan sonra Kim yaşıyordur atılan bombaların altında harabeye dönmüş şehirlerde Kim için, ne için, neden bu kadar ölüm Özgürlük için mi Her savaştan önce zaten özgür değil miydi insanlar Bunca dökülen kan, neyin bedeli için Yoksa bir maske olarak mı kullanılır savaşlar Bir sahnenin perdesi olarak mı Perdenin arkasını kimse görmesin diye mi öldürülüyor çocuklar

Şimdi tekrar soralım kendimize: Nedir savaşlardan kalan geriye

Bu soruyu kendime ilk sorduğumda zihnimde ne bir zafer marşı yankılandı ne de kahramanlık hikâyeleri canlandı. Derin bir hüzün kapladı ruhumu sadece. Bugün dünyada yapılan savaşların hiçbir ahlakı ve anlamı yok maalesef. Ne ölmenin ne de öldürmenin bir manası kalmamış maalesef. Savaşın da bir hukuku yok artık esasında.

Bir zümrenin daha rahat yaşaması için bütün insanları gözünü kırpmadan öldürebileceği bir durumdan rahatsız olmuyorsa insanlar ve sızlamıyorsa vicdanlar, beş kişinin keyfine feda ediliyorsa milyonlar, hangi galibiyet huzur verir insana Ki bunu zafer olarak düşünen kişi kadar budalası var mıdır dünyada

Rambo filmleriyle büyüyen bir nesil olarak ekran başındaki ölümleri normalleştirdiğimizden midir bilinmez, bir oyun, bir film sanıyoruz savaşı ve ölümleri. Füzelerin havada uçuşunu uçurtma izler gibi izliyoruz bugün.

Ey modern (!) batının şık giyimli, beyefendi görünümlü, kendini dünyanın bodyguardı zanneden kalbi noksan, aklı kıt liderleri; uçurtmalarınız yüreğimizin tellerine takıldı. Sizin olmasa da bizim vicdanımız sızlıyor sizin sebep olduğunuz acılara. Ki vicdanı olan sızıyı duyabilir yalnızca.

Derin bir sessizlik içimizde. Savaşlardan geriye kalan, anlatılan kahramanlık hikâyelerinden ziyade anlatılamayan, konuş/ul/amayan, susturulan hayatların sesi olamadığınız müddetçe yapılan savaşların, kazanılan galibiyetlerin hiçbir ehemmiyeti yok insanlık için.

Savaşlardan geriye kalan; sadece yıkılmış şehirlerin taşları mı zannediyorsunuz! O taşların altında kalmış hatıralar hiç mi gözünüz de canlanmıyor, gelmiyor rüyalarınıza Ki bir gün gelirse rüyanıza kâbusu olur ruhunuzun...

Bir evin duvarı yıkıldığında aslında bir ömür çöker. Bir tarih silinir. O duvarın içinde bir annenin duası, bir çocuğun gülümsemesi, bir babanın yorgunluğu vardır. Savaş, sadece mekânı değil, zamanı da yerle bir eder. Geçmişi siler, geleceği belirsizliğe sürükler. Bütün kazançları yerle yeksan eder.

Savaşlardan geriye kalan; kazanılan değil kanla sulanan topraktır. Toprağa düşen canların neyin bedelini ödediğini bilmeden gidişidir yürekleri dağlayan. Ve yarım kalmış hikâyeleridir ardında kalan.

Savaş, yarının garantiye alınması için yapılırdı bir bakıma. Bugün yapılan savaşlar dünyanın yarınlarını bombalıyor, insanlığın geleceğini kıyıma uğratıyor. Kim bilir kaç insan "yarın" demeye fırsat bulamadan veda ediyor hayata. Oysa insan, en çok yarına inanarak yaşar. Bugün savaş, işte tam da bu inancı hedef alıyor.