Yeni parti

Taha Akyol
Bugün
16

Özgür Özel artık CHP'nin resmi genel başkanı değil fakat geniş kitlelerdeki muhalefet duygusunu temsil ediyor. Muhalefetteki en büyük kitlenin lideri.

Meşruluğu tartışılmayan 833 delegenin imzasıyla CHP'nin olağanüstü kurultaya gitmesini istedi.

Kılıçdaroğlu bunu kabul etmiyor, "olağan kurultay" diyor. Çünkü "en fazla beş ay" içinde ilçe ve il kongrelerini yapacak, "yeni delegeler"le olağan kurultay toplayacak...

Belli ki "mutlak butlan" krizinin programı böyle....

Siyasi Partiler Kanununa göre "genel kongre üyelerinden en az beşte birinin yazılı isteği" üzerine genel kurultay yapılır. (Madde 10)

Özgür Özel'in topladığı 833 delege, bunun üç katından fazla... Ama Kılıçdaroğlu uygulamıyor.

Geriye kalıyor Sulh Hukuk mahkemesine gidip, olağanüstü kurultayı toplamak üzere "çağrı heyeti" atamasını istemek... Ama "mutlak butlan"ın oraya da sirayet etmeyeceğinin güvencesi yok. Malum, tarihimizde "Gemerek mahkemesi" diye bir emsal var!

Mutlak butlan, bütün yolları tıkamış gözüküyor. Özgür Özel de dünkü konuşmasında "Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız" dedi.

'YENİ BİR YOL'

Yani yeni bir parti... CHP'nin il ilçe binalarına, seçim araçlarına, hazine yardımına varıncaya kadar muazzam imkanlarının terk edilmesi demektir yeni parti...

Zaten amacın da bu olduğu açıkça belli.

Yeni parti veya kağıt üzerinde bir parti içinde yapılanma, kaçınılmaz gibi.

İmamoğlu en azından diploma iptaliyle önümüzdeki seçimlerde 'oyun dışı'na itildiğine göre sürükleyici isimler Özgür Özel ve Mansur Yavaş'tır.

Özgür Özel'in bir yönüne baştan beri çok dikkat ediyorum: "Güç zehirlenmesi" ve "fırsatçılık" hastalıklarının işaretleri var mı

Bu iki hastalık bizim tarihimizde yaygındır. Kurullar ve kurumlar kökleşmemişse, bir makam koltuğuna oturanlar, bu hastalıklara daha kolay ve çabuk kapılıyor.

Sosyolog Ziya Gökalp, makam koltukları için "Firavun sandalyesi" demişti, kim bilir neleri görerek.. Bunu, dostu ve yol arkadaşı Ahmet Ağaoğlu yazmıştır. (İş Mecmuası, 1939, sayı 19)

Kuralların ve kurumların kökleştiği, olgunlaşmış demokrasilere bakın, ister iktidar ister muhalefet, liderler koltuklarına yapışmıyorlar, yapışamıyorlar. Rekabet de belli kurallar içinde oluyor.

'HUBRİS SENDROMU'

Liderin enerjik olması, bunun gerektiği ihtirasa ve etkileme kabiliyetine sahip olması iyidir ama güç zehirlenmesi ve fırsatçılık kötüdür.

Çok ihtiraslı politikacılardan korkarım ben. Tevazu tiyatrosu oynasalar bile megalomanileri belli olur. Siyaset biliminde buna "hubris sendromu" deniliyor. George W. Bush'un Irak'ı işgalindeki sebeplerden biri kendisini "büyük başkanlar" arasına yerleştirme dürtüsüydü!