Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülkeye yatırım gelmesi için "hukuki güven" sağlayacakları yolunda açıklamalar yaptılar.
Evvela şunu belirtelim; Türkiye sermaye birikiminde en az üç yüz yıl geciktiği için, dışarıdan kaynak sağlayarak kalkınmak zorundadır. Borç veya çok daha iyisi yatırım alarak.
Buna Atatürk dönemi dahildir.
Yatırım çekecek "güven"i yaratamayan ülkeler yüksek faizle borçlanıyor.
AK Parti özellikle CB sistemi döneminde yatırım getiremediği için yüksek faizle borçlandı. 2026 bütçesinde faize ayrılan para 2 trilyon 700 milyar liradır!
Temel soru şu: Yatırım getirip kazanmak yerine niye yüksek faizle borçlanıp sıkıntıya giriyoruz
NEREDEN NEREYE
Bu sorunun doğru cevabını, iktidarın 24. yılında Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı verdiler: Hukuki güven sorunu...
İktidarın ilk 10-12 yılında, Kemal Derviş reformları ve AB reformları devam ettirildiği için ve ekonominin başında Ali Babacan gibi "güven" veren bir iktisatçı bulunduğu için 120 milyar dolar yatırım gelmişti.
Moody's ve Fitch gibi derecelendirme kuruluşları Türkiye'nin notunu sürekli yükseltiyor, 2012 ve 2013'te "yatırım yapılabilir ülke" ilan ediyorlardı. Düşüş 2015'te başladı, otoriterleşme ve yönetimde şahsileşme arttıkça yatırım girişleri azaldı.
Yüz milyarlarca dolar yatırım fonlarını yönetken şirketler, gidecekleri ülkenin ekonomisini ve hukukunu esaslı olarak inceledikten sonra karar verirler.
CB SİSTEMİ
Fitch adlı derecelendirme kuruluşu, daha 27 Ocak 2017 tarihli raporunda, ekonomideki bozulmaların yanında, Meclis'ten geçen CB sisteminin "denetim ve dengeleri zayıflatacağını" ve kurumlarda zayıflama olduğunu söyleyerek kredi notumuzu düşürmüştü.
Venedik Komisyonu da 13 Mart 2017 raporunda OHAL uygulamalarını eleştirdiği gibi CB sisteminin kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını çok zayıflatacağını ve "kişisel rejime dönüşme tehlikesi" olduğunu yazmıştı. (Paragraf 133)
Merkez Bankası bağımsızlığının da 703 Sayılı KHK ve 3 Sayılı CB Kararnamesiyle kaldırıldığını da hatırlatalım.
Bu kuruluşlar "dış güçler" midir Ama yatırım gelmesini de "dışarıdan" istemiyor muyuz
KOMÜNİST ÇİN
Bazı okurların "Çin'de demokrasi mi var" diye itiraz ettiklerini biliyorum.
Tabii ki Çin'de demokrasi yok. Komünist diktatörlük var. Fakat bu genel tespit "yatırım güvenliği" kavramını anlamak için yeterli değildir.
Yabancı sermayenin demokrasiyi, hele de fikir ve ifade hürriyetini çok da önemsemediği doğrudur. Önemsediği husus, "hukuk güvenliği"dir. Dünyada yatırımcıların öncelik verdiği konularda Hukuk Devleti Endeksi'ne bakalım:

5