Yağmur ve toprak…

Taha Akyol
10.02.2026
4

Siyaset zihnimizi o kadar işgal ediyor ki, çok ödemli hatta hayati konulara yer kalmıyor. Bunlardan biri kuraklıktır, diğeri topraklarımızın çoraklaşması.

Sorun günlük ihtiyacımız için musluklardan su akmasının ötesinde, tarımla, gıda ile, karnımızı doyurmakla bire bir ilgili. Türkiye'de gıda fiyatlarının dünyada görülmemiş yüksek oranlarda artmasının bir sebebi enflasyon ve mevsimlik don hadisesi ise, asıl ve kronik sebebi gittikçe derinleşen kuraklık ve tarımda toprağın bozulmasıdır.

Küresel iklim değişikliği bu felaketleri daha da artıracak.

Önümüzde bu felaket bizi bekliyor ama, siyasetin ne kadar gündeminde

Siyaset zihnimizi o kadar vesayet altına almış ki, günün kavgalarından bu hayati sorunlara vakit kalmıyor!

Bu konuyu siyasetin gündemine sokacak güçlü "yeşil" hareketler de henüz yok ülkemizde.

ÜLKENİN YÜZDE 70'İ

Öteden beri bu konuda birinci derecede itibar ettiğim uzman, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'dur. CNN Türk'te iken kendisiyle birkaç defa mülakat yapmıştım. Yıldan yıla ağırlaşan kuraklaşma konusunda dünkü açıklamasında diyor ki:

"Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70'i şiddetli kuraklık altında. İstanbul'da yağış yüzde 99 azaldı, Ankara son 47 yılın en kurak dönemini yaşadı, İzmir çok şiddetli kuraklık kategorisinde yer aldı... Trakya'nın büyük bölümü 'olağanüstü kurak', İç Anadolu'dan İç Ege'ye uzanan hat ise 'kalıcı bir kuraklık' kuşağına dönüştü."

Dönüşmüş de ne olmuş Aydın'da zeytin üretiminde yüzde 15–25 kayıp meydana gelmiş. İzmir'de brokoli, enginar ve ıspanak gibi ürünler risk altında kalmış.

Tarım uzmanı İrfan Donat'ın Oksijen'de yazdığına göre, kuraklık yüzünden, buğday üretimi yüzde 13.7 azalarak 17.milyon tona düşmüş. Hayvancılığın temel girdisi olan arpada üretim yüzde 25 düşerek 6 milyon tona gerilemiş.

Don hadisesinin de sebze ve meyve sektörünü vurması ayrı bir sorun.

TOPRAK KAYBI!

Henrch Böll vakfının Türkiye için uzmanlara hazırlattığı "Toprak Atlası, 2025" adlı raporu gördünüz mü Bütün dünyada bu sorun var fakat Türkiye'de adeta "dev", hatta "canavar" haline gelmiş:

"Türkiye'de en yaygın toprak bozulum türü, su ve rüzgar erozyonu. Ülke yüzeyinin yüzde 59'u erozyon riski altında ve yılda 642 milyon ton verimli üst toprak kayboluyor. Bu kaybın önemli bir kısmı, yaklaşık 150 milyon ton barajlara sediman olarak taşınıyor..." (s.14)

Dikkat, yılda 642 milyon ton verimli üst toprak kaybediyoruz

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda"

En saygın değerlerimizden biri olan vatanseverlik kültürümüz cephelerde teşekkül etmişti, artık böyle alanlara da yönelmesi gerekiyor. Tabii bilimsel metotlarla.

Aynı rapora göre, 2018-2024 arasındaki 6 yılda yeni inşaatlar sebebiyle kaybedilen arazi toplamı Bulgaristan'da 115 bin km2, Almanya'da 727 bin km2, Türkiye'de ise 1 milyon 867 bin km2'dir!